Mecazi Aşk Bir Köprüdür
Tasavvufi metinlerde sıkça denk gelinen 'aşkın şarabı' 'aşk' ya da 'şarap' ifadelerine az da olsa değinelim.
Bu konuda şimdiye kadar rastladığım en yerinde tanımı yapmış olan Mevlana Celaleddin, aşkı "İradenin elden gitmesi" olarak tanımlamış. Tabii ilahi aşkı söz konusu ettiğine dair şüphe yok. Hakiki aşkı... Bizler gibi mecazi aşklara takılıp da oralarda oyalanmamış, köprüden karşıya geçmiş. Köprü derken... "Mecazi aşk, hakiki aşkın köprüsüdür." sözüne katılırak ve bunu düstur ederek söylüyorum bunu.
Hani Mecnun'un Leyla'dan geçip Mevla'ya; Züleyha'nın günü gelince Yusuf'u bile istemediği gönül ve bilinç düzeyinden, halinden söz ediyorum.
Ve ah şu 'şarap' konusu! Sazı sözü dinip bitmeyen, o 'magazini yüksek' tanım... "Bahsedilen şarap, alkollü mü!?"
Ya da 'içki' kelimesi, etanol ihtiva eder mi?
Kaldı ki... Öküz altında buzağı arayanların, bulduklarında........
