menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tarık Çelenk yazdı: Bilgi Üniversitesi de kapatılırken

40 0
24.05.2026

Son güncelleme: 24 Mayıs 2026 -

Tarık Çelenk yazdı: Bilgi Üniversitesi de kapatılırken

Bilgi Üniversitesi’nin alışılagelen birtakım gerekçelerle, tam da sınavlar öncesi kapatılma haberini gördüğümde önce inanamadım. Ama öncesinde, kendi içinde tutarlı bir proje niteliği taşıyan Şehir Üniversitesi’nin de kapatılabildiğini hatırladım. Sonra Türkiye ölçeğinde düşündüğümde, “Bu da oldu” diyebildim.

Mahalleli akademisyen dostlar, Bilgi’nin kapatılmasını genellikle şu çerçevede yorumlamaktadır: “Türkiye’de ilk ‘Ermeni soykırımı’ temalı konferanslar burada düzenlendi. İlk LGBT ve cinsiyetsizlik tartışmaları bu üniversite çatısı altında konuşuldu. İlk akademik kadrolar Birikim dergisi çevresinden, Amerikancı liberal soldan devşirildi. Gezi olayları ve benzeri toplumsal muhalefet hareketleri burada akademik düzeyde olumlanarak ele alındı.” Bazıları ise işi daha da büyüterek bu kapanmayı mason localarına karşı kazanılmış bir zafer ya da adeta Viyana’nın fethi gibi abartmaktadırlar.

Bilgi denilince benim aklıma daha çok 2005-2006 yıllarındaki Ekopolitik kuruluş süreci gelir. Merhum Abdullah Tivnikli ile gelecek için “adam yetiştirme” tartışmaları yaparken, bana kurdukları Adam Derneği’nden söz etmiş ve tanıştırmıştı. Derneğin İstanbul ekibinin neredeyse tamamı Bilgi Üniversitesi’nde okuyan nitelikli İHL mezunu gençlerden oluşuyordu. 28 Şubat yönetimi, İHL mezunları yalnızca imam olabilsin diye bu gençlerin önüne yüksek katsayı engelleri koymuştu. Bu öğrenciler bu ağır engeli ancak ciddi burs destekleriyle aşabiliyorlardı. Tanınmış muhafazakâr aileler ve malum bir İHL vakfı bu bursları karşılıyordu.

Gençlere mahalleli tarafından yarı medreseyi andıran bir ortamda, camiaya yakın akademik ağabeylerin gözetiminde etüt yaptırılıyor; bazen de uzman akademisyenlere kendi alanlarında dersler verdiriliyordu.

İşin ironik tarafı ise şuydu: Bu gençler, okullarında gerek hocalarıyla gerekse kız arkadaşları ve sosyal çevreleriyle çok daha farklı, daha doğal ve samimi bir iletişim dili kuruyorlardı. Gündüz başka, gece başka yaşanan bu gerilim özellikle dindar müteşebbisleri doğal olarak tedirgin ediyordu. Bu durum bile, hiçbir zaman kendi paradigmasını........

© Medyascope