Özgür Özel: “Bir kapı kapanırsa yenileri açılır”
Son güncelleme: 1 Temmuz 2026 -
Özgür Özel: “Bir kapı kapanırsa yenileri açılır”
Tercih edilen kaynak olarak ekle
ANKARA (Medyascope) – Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Frankenstein yarattılar” sözlerine partisinin grup toplantısında yanıt verdi. Özel “Eğer butlan bir canavarsa, canavarı üreten de Frankenstein ise Frankenstein Recep Tayyip Erdoğan’ın ta kendisidir” dedi. Yeni parti mesajını Özel “Bir kapı kapanırsa yenileri açılır, azimle yürüyen eninde sonunda menzile ulaşır” sözleriyle verdi.
CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, grup toplantısında konuştu. Diyarbakır, Gaziantep ve İzmir’deki çalışmalarını Özel “Bazen bir kamyon kasasının arkasında, bazen bir traktör römorkunun arkasında, bir kahve sandalyesinin üstünde ya da bir bankın üzerindeyiz. Ama milletin gönlündeyiz” diye anlattı.
“Bir kapı kapanırsa yenileri açılır”
Özel “Bir kapı kapanırsa yenileri açılır, azimle yürüyen eninde sonunda menzile ulaşır” sözleriyle yeni parti mesajı verdi:
“Tarihin doğru tarafında duranları da tarihin eğri tarafından medet umanları da herkes görüyor. Ve herkes şu soruyu soruyor. ‘Kimler kimlerle beraber? Kimler kimlerle saf tutuyor?’ Bunu Türkiye siyasetinin bu kırılma noktasında, tüm siyasi partilerin üyeleri, tüm siyasi partileri takip eden, onun gönül verenleri teker teker, isim isim not ediyor. ‘Kim doğru tarafta duruyor, kim eğri tarafta duruyor? Kim memleketi bürokratlara, atanmışlara teslim ediyor, kim partisindeki atanmışlarla, kim partisinin seçilmişleriyle hareket ediyor?’ diye. Biz milletin safındayız, milletle omuz omuzayız. Partimizi geri almak için sonuna kadar mücadele ediyoruz ancak işgal bitmezse bu milleti de seçeneksiz bırakmayacağız.”
“Tarihin doğru tarafında duranları da tarihin eğri tarafından medet umanları da herkes görüyor. Ve herkes şu soruyu soruyor. ‘Kimler kimlerle beraber? Kimler kimlerle saf tutuyor?’ Bunu Türkiye siyasetinin bu kırılma noktasında, tüm siyasi partilerin üyeleri, tüm siyasi partileri takip eden, onun gönül verenleri teker teker, isim isim not ediyor. ‘Kim doğru tarafta duruyor, kim eğri tarafta duruyor? Kim memleketi bürokratlara, atanmışlara teslim ediyor, kim partisindeki atanmışlarla, kim partisinin seçilmişleriyle hareket ediyor?’ diye. Biz milletin safındayız, milletle omuz omuzayız. Partimizi geri almak için sonuna kadar mücadele ediyoruz ancak işgal bitmezse bu milleti de seçeneksiz bırakmayacağız.”
“Bölünmeyle sapını bile alamadılar”
Milletin dertlerini sahipsiz bırakmak için CHP’ye yönelik saldırı olduğunu ve iktidar değişikliğinin takvim meselesi olduğunu savunan Özel “CHP’deki mutlak butlan meselesini AK Parti’nin yargı kolları eliyle tasarlanmış, mutlak sultanın kariyerini sürdürme meselesi olarak görmek, CHP’yi ve Türkiye’yi bu ara dönemden hızla çıkarmak; kendine ‘Aydınım’, ‘Partiliyim’, ‘Cumhuriyetçiyim’, ‘Atatürkçüyüm’ diyen herkesin boynunun borcudur” dedi. Özel şöyle devam etti:
“AK Parti’nin ve Erdoğan’ın bütün hesabı, Cumhuriyet Halk Partisi’ni karpuz gibi ortadan bölmek. Yarı yarıya bölmekken, ‘Hadi 60’a 40 da olsa olur’ derken, 70’e 30’a razıyken; bekledikleri böyle karpuz gibi bölecek ya, bu başındaki sapını bile alamadılar. Millet yarı yarıya karpuz gibi ortadan değil, karpuzdan bir şey vermeyip sapını onlara gösterdi, sapını. Yüzde 99’a yüzde 1’ler. O yüzde 1’ler karpuzun sapıdır, sapı.”
“AK Parti’nin ve Erdoğan’ın bütün hesabı, Cumhuriyet Halk Partisi’ni karpuz gibi ortadan bölmek. Yarı yarıya bölmekken, ‘Hadi 60’a 40 da olsa olur’ derken, 70’e 30’a razıyken; bekledikleri böyle karpuz gibi bölecek ya, bu başındaki sapını bile alamadılar. Millet yarı yarıya karpuz gibi ortadan değil, karpuzdan bir şey vermeyip sapını onlara gösterdi, sapını. Yüzde 99’a yüzde 1’ler. O yüzde 1’ler karpuzun sapıdır, sapı.”
“Erdoğan’ın suçluluk psikolojisi” ithamı
Özgür Özel, Erdoğan’ın mutlak butlanla ilgili “Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz” açıklamalarına yanıt verdi:
“Erdoğan değişik bir ruh haline büründü. Suçluluk psikolojisinin altında yoğun bir inkâra geçmek, yani somut gerçeği inkâr etmek için aşırı açıklamalar yapmak sürecinde. Prompter hazır, metnin yüzde 50’si ‘Vallahi de billahi de biz yapmadık, onların iç meselesi, biz bu işin bir yerinde yokuz.’ Şimdi Erdoğan’ı izlerken o aşırı açıklama ve yoğun inkârı görünce zaten anlıyorsun. Bu meseleyi kim yapmış ve nasıl yapmış? Yav Erdoğan sana soruyorum, ‘Ben Deniz Göktaş’a açılan soruşturmayla hiçbir ilgim yok’ diyor muyum? Böyle bir izaha ihtiyaç var mı? Buna nefes tüketsem demezler mi ‘Allah Allah acaba Özgür Özel bu işin neresinde?’ diye. O yüzden herkes neyin ne olduğunu görmekte, millet de bu işi ben söylüyorum diye değil, kendi hissediyor diye bu tepkiyi vermektedir.”
“Erdoğan değişik bir ruh haline büründü. Suçluluk psikolojisinin altında yoğun bir inkâra geçmek, yani somut gerçeği inkâr etmek için aşırı açıklamalar yapmak sürecinde. Prompter hazır, metnin yüzde 50’si ‘Vallahi de billahi de biz yapmadık, onların iç meselesi, biz bu işin bir yerinde yokuz.’ Şimdi Erdoğan’ı izlerken o aşırı açıklama ve yoğun inkârı görünce zaten anlıyorsun. Bu meseleyi kim yapmış ve nasıl yapmış? Yav Erdoğan sana soruyorum, ‘Ben Deniz Göktaş’a açılan soruşturmayla hiçbir ilgim yok’ diyor muyum? Böyle bir izaha ihtiyaç var mı? Buna nefes tüketsem demezler mi ‘Allah Allah acaba Özgür Özel bu işin neresinde?’ diye. O yüzden herkes neyin ne olduğunu görmekte, millet de bu işi ben söylüyorum diye değil, kendi hissediyor diye bu tepkiyi vermektedir.”
“Butlan bir canavarsa Frankenstein Erdoğan’ın ta kendisi”
Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP’ye yönelik “Bir Frankenstein ürettiler, şimdi ceremesini çekiyorlar” sözlerine de karşılık verdi:
“Kendini izaha çalışırken bazen bilmediği konulara girip çıkıyor. Frankenstein canavarın adı değil, canavarı üreten doktorun adıdır. Bir kere bunu bil. Eğer butlan bir canavarsa, canavarı üreten de Frankenstein ise Frankenstein Recep Tayyip Erdoğan’ın ta kendisidir. Ama bir küçük katkım olsun. Yarattığı canavar en son Frankenstein’a saldırır, onu yok etmeye çalışır. O yüzden eğer Frankenstein’ın yarattığı canavara bakılacaksa, bugünkü Sabah gazetesine bir bakmak lazım. Aileye kim saldırıyorsa, bir damada birisi saldırıyorsa ve birileri de Frankenstein’ın yarattığı canavarı arıyorsa onu bizim buralarda değil; Adalet Bakanlığı tarafında aramak lazım.”
“Kendini izaha çalışırken bazen bilmediği konulara girip çıkıyor. Frankenstein canavarın adı değil, canavarı üreten doktorun adıdır. Bir kere bunu bil. Eğer butlan bir canavarsa, canavarı üreten de Frankenstein ise Frankenstein Recep Tayyip Erdoğan’ın ta kendisidir. Ama bir küçük katkım olsun. Yarattığı canavar en son Frankenstein’a saldırır, onu yok etmeye çalışır. O yüzden eğer Frankenstein’ın yarattığı canavara bakılacaksa, bugünkü Sabah gazetesine bir bakmak lazım. Aileye kim saldırıyorsa, bir damada birisi saldırıyorsa ve birileri de Frankenstein’ın yarattığı canavarı arıyorsa onu bizim buralarda değil; Adalet Bakanlığı tarafında aramak lazım.”
NATO tutuklamalarına tepki: “Kimse normalleştirmesin”
Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde olağanüstü hâl olduğunu söyleyen Özel “Ankara’ya değil ama Erdoğan’a, bugünkü iktidarın yönetim anlayışına yakışan ve hepimizi utandıran bir şeyler oluyor” dedi. Alınan önlemlere değinen Özel, NATO zirvesi öncesinde 178 kişinin tutuklanmasına tepki gösterdi. “Önleyici gözaltı” uygulamasının 2014 yılında iç güvenlik paketiyle gündeme geldiğini ancak tekliften çıkarıldığını hatırlatan Özel şöyle konuştu:
“NATO zirvesi sırasında protesto gösterileri olabilir şüphesiyle yapılan operasyonlar, gözaltına alınan 225 kişi ve bunların 178’inin tutuklanması var. Bunu kimse böyle cümlede kullanıp, tweet atıp, bir tepki gösterip sonra da sakın normalleştirmesin. Beyler gidiyorlar, NATO Zirvesi’nden önce pikniğe giden TEMA gönüllülerini tutukluyorlar. Gazetecileri, akademisyenleri, sivil toplum temsilcilerini tutukluyorlar, NATO Zirvesi’nde eylem yapacaklar diye. 40 yıl öncesinde kalmış örgütlerin isimlerini söyleyip, bu örgütlere üyelikle suçluyorlar. Konuşulan iki isim 75 yaşındaki emekli öğretmen Ayten Yakut. Emine Hanım’ın (Erdoğan) Sıfır Atık projesinde yer almış. Şaşılacak büyük bir şey olarak anlatılıyor, proje de değerlidir, Ayten Hanım’ın katkısı da değerlidir. Velev ki AK Parti’nin kadın kollarında görev almış olsun. Ne fark eder? Diğer tarafta Sayın Emel Memiş, eski Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı Alaettin Parmaksız’ın gelini. Mülkiye’de akademisyen kürsüsü var. Büyük utanç.”
“NATO zirvesi sırasında protesto gösterileri olabilir şüphesiyle yapılan operasyonlar, gözaltına alınan 225 kişi ve bunların 178’inin tutuklanması var. Bunu kimse böyle cümlede kullanıp, tweet atıp, bir tepki gösterip sonra da sakın normalleştirmesin. Beyler gidiyorlar, NATO Zirvesi’nden önce pikniğe giden TEMA gönüllülerini tutukluyorlar. Gazetecileri, akademisyenleri, sivil toplum temsilcilerini tutukluyorlar, NATO Zirvesi’nde eylem yapacaklar diye. 40 yıl öncesinde kalmış örgütlerin isimlerini söyleyip, bu örgütlere üyelikle suçluyorlar. Konuşulan iki isim 75 yaşındaki emekli öğretmen Ayten Yakut. Emine Hanım’ın (Erdoğan) Sıfır Atık projesinde yer almış. Şaşılacak büyük bir şey olarak anlatılıyor, proje de değerlidir, Ayten Hanım’ın katkısı da değerlidir. Velev ki AK Parti’nin kadın kollarında görev almış olsun. Ne fark eder? Diğer tarafta Sayın Emel Memiş, eski Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı Alaettin Parmaksız’ın gelini. Mülkiye’de akademisyen kürsüsü var. Büyük........
