Adım adım Kürt sorununda çözüme doğru: Şimdiye kadar neler oldu?
Son güncelleme: 27 Temmuz 2026 -
Adım adım Kürt sorununda çözüme doğru: Şimdiye kadar neler oldu?
27 Temmuz 2026 Pazartesi
Tercih edilen kaynak olarak ekle
ANKARA (Medyascope) – Kürt sorununda artık yeni bir pencere açılıyor. Bahçeli’nin el sıkması ve Öcalan’ın fesih çağrısı yapmasıyla başlayan süreç, Meclis’te “çerçeve yasa”nın çıkmasıyla başka bir boyuta geçecekmiş gibi gözüküyor. DEM Partililer, yasanın çıkmasını “çözümde son değil aksine süreç yeni başlıyor” sözleriyle değerlendiriyor. Çözüm süreci karnesi tüm detaylarıyla bu haberimizde.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim 2024’te TBMM’de DEM Parti sıralarına giderek tokalaşmasıyla başlayan süreç, sona geliyor.
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısı, Suriye’de halen tartışmalara konu olan 10 Mart Mutabakatı, temsili törenle silahların yakılması ve Meclis’te kurulan komisyon bu sürecin dönüm noktaları oldu.
7 Eylül 2024’ten 3 Mart 2025’e sürecin kronolojisi
İmralı Heyeti’nin temasları
Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te Abdullah Öcalan’ın Meclis’te örgütün lağvedildiğini ilan etmesi ve umut hakkından yararlanmasının önünün açılması sözlerinin hemen ardından, 23 Ekim 2024’te DEM Parti Milletvekili Ömer Öcalan amcası olan Abdullah Öcalan’ı ziyaret etti.
Süreci inşa eden temaslar ise Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan’ın 28 Aralık 2024’te Öcalan’ı ziyaretiyle başladı. Bu ziyaretin ardından Önder ve Buldan, yerine kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ile birlikte siyasi parti turlarına başladı. 2 Ocak 2025’te heyet, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti, Önder “Umutluyuz” mesajı verdi.
İmralı Heyeti, 6 Ocak’ta AKP, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’ni; 7 Ocak’ta CHP, DEVA Partisi ve Yeniden Refah Partisi’ni ziyaret etti. Sürecin başından bu yana İYİ Parti, İmralı Heyeti’ne kapılarını kapadı.
Hakan Fidan’dan “Suriye’ye harekât” uyarısı
Suriye’deki gelişmeler, Türkiye’deki süreci yakından etkiledi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan 7 Ocak’ta katıldığı programda “PKK/YPG terör örgütü Suriye’den çıkmazsa askeri harekât yaparız” diye konuştu. PKK’nin tüm kadrosu ile Suriye’yi terk etmesi gerektiğini söyleyen Fidan “Buna yönelik hazırlık veya niyet görmüyoruz” dedi.
Suriye Demokratik Güçleri (SDG), bir haftada iki İHA düşürdü, Suriye Milli Ordusu (SMO) ile aralarında çatışmalar yaşandı.
Heyet Tahrir eş-Şam’ın (HTŞ) lideriyken Colani adıyla tanınan, 8 Aralık 2024’te Suriye’de yönetimi ele geçirdikten sonra kullandığı ismiyle Ahmet eş-Şara 13 Ocak’ta silahlı grupların devlet yönetiminde yeri olmayacağı, tüm silahlı grupların düzenli orduya katılması gerektiği yönünde açıklamalar yaptı.
53 yıllık Esad hanedanlığı 12 günde nasıl düştü?
Bu ne süreç, bu ne kayyum?
Bir yandan “yeni çözüm süreci” için adımlar atılırken, bir yandan da terör suçlamasıyla belediye başkanları görevden alınıp yerine kayyum atandı. 2025’in ilk kayyumu 13 Ocak’ta DEM Parti’li Mersin Akdeniz Belediyesi’ne atandı. Daha sonra 29 Ocak Siirt Belediyesi’ne, 15 Şubat’ta Van Büyükşehir Belediyesi’ne, 24 Şubat’ta Kars Kağızman Belediyesi’ne de kayyum atandı.
31 Mart 2024 seçimlerinde DEM Parti’nin kazandığı 10 belediye sürece rağmen kayyumla yönetiliyor. Ayrıca CHP’li üç belediye de kayyumlardan nasibini aldı. Tunceli Ovacık Belediyesi ve Esenyurt Belediyesi’nin ardından 23 Mart 2025’te Şişli Belediyesi’ne kayyum atandı.
Belediye başkanları terör suçlamasıyla tutuklanmasa ya da tahliye edilse dahi kayyumların görevine son verilmedi. DEM Parti “Kayyum ısrarını çözüm ve barış ihtimalini sabote etmek” olarak değerlendirdi. CHP ise iktidarın sürece dair samimiyetini sorgularken sıklıkla kayyumların göreve devam ettiğini hatırlattı, uygulamaya son verilmesi çağrısı yaptı.
KDP-SDG görüştü, Abdi “Şam ile anlaştık” dedi
Süreçte Türkiye’de olduğu kadar bölgedeki gelişmeler de önem kazandı. Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani ile SDG komutanı Mazlum Abdi, 16 Ocak’ta Erbil’de görüştü. Görüşme, Esad rejiminin yıkılmasının ardından Suriye’deki geçiş sürecinde önemli bir adım olarak değerlendirildi. Mazlum Abdi “Suriye’de Kürtlerin tutumlarının bir olması gerektiği ve Şam ile diyaloğun Kürt halkının haklarını barışçıl bir şekilde koruması gerektiği konusunda anlaştık” açıklamasını yaptı.
28 Ocak’ta Mazlum Abdi, Şam ile temel konularda anlaştıklarını açıkladı. Abdi, Şam’da Ahmed eş-Şara ile yaptığı görüşmelerde ordunun yeniden yapılandırılması ve ülkenin toprak bütünlüğü konularında mutabakat sağladıklarını ifade etti. Abdi, 10 yıldır bölgede faaliyet gösteren SDG’nin, Suriye ordusunun parçası olacağını belirtti.
AKP “Pazarlık yok” dedi, tasfiye çağrısı istedi
Sırrı Süreyya Önder ile Pervin Buldan’ın İmralı’ya ikinci ziyareti 22 Ocak’ta oldu. Heyetin yazılı açıklamasında “Bu süreç herkesi, hepimizi birlikte ve özgürce yaşatacaktır. Bunun gerçekleşmesi umuduyla tüm toplumsal kesimlerin kıymetli katkılarını bekliyoruz” denildi.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, MKYK’sını 28 Ocak’ta topladı. AKP Sözcüsü Ömer Çelik toplantının ardından yaptığı açıklamada, İmralı’daki ziyaret trafiğinin tamamlandığını ve sürecin bir pazarlık olmadığını söyledi. Çelik “Bundan sonra beklenen terör örgütünün tasfiye edilmesiyle ilgili çağrının ortaya çıkması” dedi.
Devlet Bahçeli 28 Ocak’ta “Eğer silah bırakmazlarsa o silahları kafalarında kırarız” derken silah bırakma çağrısının bir an önce açıklanmasının samimi dileği olduğunu söyledi. Erdoğan ise 29 Ocak’taki grup toplantısında “Terörsüz Türkiye” hedefine ulaşacaklarını vurguladı.
Şara’nın devlet başkanı olarak ikinci ziyareti Türkiye’ye
29 Ocak’ta Şara, Esad’ı deviren silahlı birçok grubun katıldığı kapalı toplantıda “geçiş döneminin devlet başkanı” ilan edildi. Toplantıda Kürtler, Aleviler, Dürziler ve Güney Operasyon Merkezi yer almadı. SDG bu toplantının Suriye halklarını temsil etmediğini söyledi, “Suriye halkının kanı elinde olan bazı teröristlerin toplantıda olmasını” kabul etmediklerini duyurdu.
Şara 3 Şubat’ta The Economist’e konuştu. Donald Trump için “bölgede barış arayan lider” derken, ABD’nin Suriye’deki varlığının “yasadışı” olduğunu söyledi. Kuzeydeki Kürt yönetimini tanımayı reddettiğini belirten eş-Şara, federal bir düzenleme seçeneğini de masadan kaldırdı. Kürtlerle müzakerelerin gidişatını değerlendirirken “O kadar iyimser değilim” dedi. Ayrıca “Suriye’nin PKK için bir üs olmayacağını taahhüt ettik” diyerek Türkiye’ye de mesaj verdi.
“Geçiş döneminin devlet başkanı” sıfatıyla ilk yurtdışı ziyaretini Suudi Arabistan’a yapan Şara’nın ikinci adresi Türkiye oldu. 4 Şubat’ta Şara, Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı uçağıyla davet edildiği Ankara’ya geldi. Erdoğan ile görüşmesinin ardından yaptıkları ortak basın toplantısında Şara “Suriye’nin kuzeydoğusunu işgal altında tutan bölücü terör örgütü ve yandaşlarına karşı atılacak adımları mütalaa ettik” dedi. Erdoğan ise IŞİD kamplarının kontrolü de dahil, Suriye’ye her türlü desteği vereceklerini söyledi.
Kandil el yükseltti: “Gelişmeler mecbur bıraktı”
PKK yöneticisi Murat Karayılan 7 Şubat’ta, tüm dünyanın “artık bir çözümün gelişmesi gerektiğini” anladığını savunarak, yaşanan gelişmelerin devleti bir kez daha Öcalan’a başvurmaya mecbur bıraktığını belirten açıklamalar yaptı. Karayılan “Tek çağrıyla bu iş biter mi? Biz on binlerce silahlı gücü bulunan bir hareketiz. Ve bu güç öyle para için gelmiş, maaşını kesip ‘Evine git’ denilince hemen onu yapacak bir güç değil” diye konuştu. Öncelikli adımlardan birinin ateşkes olduğuna işaret eden Karayılan “Sonra dil değiştirilerek barış dili kullanılabilir” dedi.
Aynı gün Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Suriye’nin talebi üzerine “ordunun kapasitesinin geliştirilmesi” adına iş birliği yapılacağını bildirdi. “Türkiye’nin Suriye’ye iki yeni askeri üs kuracağı” iddialarına ilişkin ise “Türkiye olarak önceliğimiz, Suriye’nin toprak bütünlüğünün muhafaza edilmesi, Suriye’de istikrarın sağlanması ve terörist unsurların, özellikle PYD/YPG’nin Suriye’nin kuzeyindeki faaliyetlerinin engellenmesidir” açıklamasını yaptı.
DEM Parti 8 Şubat’ta Diyarbakır’da “Barış için Özgürlük” mitingi düzenledi. Mitingde, Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması ve müzakerenin başlaması talep edildi. Tuncer Bakırhan “Türkiye’de barış tartışmaları Rojava’da savaş planları olmaz. Türkiye’de barış olacaksa Rojava da bu kapsama alınmalı” dedi.
PKK’dan süreç bildirisi: “Darbesel müdahale” uyarısı
Abdullah Öcalan’ın “tarihi bir çağrı” yapmaya hazırlandığı ifade edilirken, PKK 12 Şubat’ta bildiri yayımladı. Bildiride, sürecin hem örgütü hem de Türkiye’nin demokratik yapısını dönüştüreceği belirtildi. Açıklamada “devletin korkmaması gerektiği, devletin yıkılmayacağı, demokratik temelde yeniden yapılandırılacağı” vurgulandı.
“Öcalan’ın yapacağı açıklama herkes için bir değişim ve dönüşüm süreci başlatacaktır” ifadelerinin yer aldığı bildiride, başarı için tüm tarafların “bilinçli, örgütlü ve katılımcı çaba” göstermesi gerektiği kaydedildi. Açıklamada “sürecin ancak ciddi bir karşıtlık ve darbesel müdahale olmazsa başarıya ulaşabileceği” şeklinde uyarı yapılması dikkat çekti.
Bu bildiriden hemen sonra, 13 Şubat’ta Cemil Bayık, kendilerine PKK lideri Abdullah Öcalan’dan bir mektup ulaştığını söyledi. PKK’nın Abdullah Öcalan’dan sonra gelen ismi Bayık, mektubun içeriğinden bahsetmedi ancak Öcalan’ın özgür kalması gerektiğini söyleyerek “Eğer savaşın ortadan kalkmasını istiyorsanız, o zaman şartları değiştirin” dedi.
SDG’den Suriye ordusuna katılma kararı
Erdoğan 14 Şubat’ta Güneydoğu Asya gezisi dönüşünde uçakta konuştu, Şara ile görüşmesinde önemli kararlar alındığını hatırlattı. 911 kilometrelik sınırın hem Türkiye hem de Suriye tarafından korunması gerektiğini vurgulayan Erdoğan “Terör örgütleri, Suriye’de kendilerine yer olmadığını anlamalılar. Meseleyi çözecek adımları atmaya başladığımızda kimsenin bizi oyalamasına, zaman kazanmaya çalışmasına da fırsat vermeyiz” dedi.
17 Şubat’ta ise SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, Suriye’nin yeni devlet başkanı Ahmed eş-Şara’ya tebrik mesajı göndererek kontrol ettikleri bölgeye davet etti. Abdi, Şam yönetimiyle bazı konularda anlaşma sağlandığını ve müzakerelerin sürdüğünü açıkladı. Ulusal birlik ve istikrar çabalarını desteklediklerini vurgulayan Abdi, ülkenin bu hassas döneminde yapıcı adımlar atmaya hazır olduklarını ifade etti.
18 Şubat’ta SDG, Demokratik Suriye Meclisi (SDM) ve Rojava Yönetimi arasında yapılan toplantıda, SDG’nin Suriye ordusuna katılması kararı alındı. Kararda merkezi devlet kurumlarının yeniden faaliyete geçirilmesi ve yabancı savaşçıların bölgeden çekilmesi de yer aldı. SDG komutanlarından Ebu Ömer el-İdlib, Şarku’l Avsat gazetesine SDG’nin Şam yönetiminin Savunma Bakanlığı’na tek blok halinde bağlanacağını bildirdi.
16-18 Şubat tarihlerinde, DEM Parti İmralı Heyeti de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) temasları kapsamında KDP Başkanı Mesud Barzani ve Neçirvan Barzani; Süleymaniye’de Bafıl ve Kubad Talabani ile görüştü. Bu temaslarda “Öcalan’ın çağrısıyla bütün Kürtlerin önemli kazanımlar elde edeceği” mesajları verildi.
27 Şubat’ta tarihi çağrı
Abdullah Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” paylaşıldı. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder, Ahmet Türk, Cengiz Çiçek, Faik Özgür Erol’dan oluşan yedi kişilik DEM Parti heyeti, İmralı Adası’nda Öcalan ile görüşmelerinin ardından basın toplantısı düzenledi.
Sürecin dönüm noktası olarak görülen 27 Şubat’ta Öcalan mesajında “Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir” dedi.
Sırrı Süreyya Önder, Abdullah Öcalan’ın ilettiği “Bu perspektifi ortaya koyarken şüphesiz pratikte silahların bırakılması ve PKK’nin kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir” notunu ise sözlü olarak paylaştı.
Erdoğan “Yeni safha” dedi, Bahçeli Demirtaş’ı aradı
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Öcalan’ın çağrısına dair ilk değerlendirmesinde sürecin Bahçeli’nin cesur inisiyatifiyle başladığını söyleyerek “Artık yeni bir safhaya geçilmiştir” dedi. Bahçeli ise Öcalan’ın açıklamasının “baştan sona değerli ve önemli” olduğunu söyledi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bir yılı aşkın süredir müzakerelerin yürütüldüğünü öne sürerek “Milletin aklıyla alay edilmesin” dedi.
Ayrıca 28 Ocak’taki grup toplantısından sonra uzun süre rahatsızlığı nedeniyle fiziken görünmeyen Bahçeli, Öcalan’ın çağrısının hemen ardından Tuncer Bakırhan, Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder’i arayarak teşekkür etti. Bahçeli “Rahat olun, bu ülkeyi birlikte demokratikleştireceğiz” dedi. Bahçeli’nin daha sonra, 2016’dan bu yana tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı da arayarak teşekkür ettiği öğrenildi.
PKK ateşkes ilan etti
1 Mart’ta PKK, Öcalan’ın çağrısının hayata geçmesinin önünü açmak için ateşkes ilan ettiğini duyurdu. PKK Yürütme Komitesi, kongreyi toplamak için hazır olduklarını belirterek, “Üzerine saldırı olmadıkça hiçbir gücümüz silahlı eylem yapmayacaktır. Bundan öte silah bırakma gibi hususların pratikleşmesini ancak Önder Apo’nun pratik öncülüğü gerçekleştirebilir” açıklamasını yaptı.
SDG ile Şam arasında 10 Mart Mutabakatı
DEM Parti siyasi partileri ziyaret ederken, gözler yeniden Suriye’ye çevrildi.
SDG Komutanı Mazlum Abdi ile Suriye’nin geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, SDG’nin Suriye devlet güvenlik kurumlarına entegrasyonunu öngören anlaşmaya imza attı. 10 Mart Mutabakatı olarak anılan anlaşmada, Suriye’nin toprak bütünlüğü, çatışmaların sonlandırılması ve sığınmacıların geri dönüşüne yönelik maddeler yer aldı.
Ayrıca SDG ile Şam hükümeti “Kürt toplumu, Suriye devletinin resmi bir parçası olarak tanınacak ve vatandaşlık hakları güvence altına alınacak. Rojava’daki (Kuzeydoğu Suriye) tüm sivil ve askeri kurumlar, devlet yönetimi altında birleştirilecek. Sınır kapıları, havaalanları ve petrol sahaları devlet kontrolüne geçecek” maddelerine de imza attı.
DEM Parti’den 19 Mart operasyonlarına tepki: “Sürecin ruhuyla uyumsuz”
19 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması üzerine DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu’nu (MYK) olağanüstü topladı. MYK’nın yazılı açıklamasında “Bu gözaltılar, demokratik siyasetin askıya alındığının, yargının siyasete alet edildiğinin ve sivil bir darbenin hayata geçirildiğinin açık göstergesidir” denildi.
Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının “85 milyon vatandaşın barış ve demokrasiyle buluşmasının manifestosu” olduğu belirtilen açıklamada “Asrın Çağrısıyla toplumu, devleti ve cumhuriyeti gerçek anlamda demokrasiyle buluşturmanın yolları ortaya çıkmışken, bu türden siyasi operasyonlara girişmek sürecin ruhuyla uyumsuzdur” ifadelerine yer verildi.
Bahçeli’den PKK’ya Malazgirt kongre toplama çağrısı
Devlet Bahçeli, 20 Mart’ta Nevruz mesajı yayınlayarak PKK’nın 27 Şubat çağrısına uymasını ve kendini feshetme kararı alması için kongresini toplamasını istedi. Fesih kararı gecikirse provokasyonlar olabileceği uyarısı yapan Bahçeli, PKK’ya yer ve tarih de önererek “Bizim teklifimiz Hıdırellez’in arifesinde, mesela 4 Mayıs 2025 Pazar günü Muş’un Malazgirt ilçesinde DEM Partili belediye başkanının destek, katkı ve yardımıyla PKK’nın kongresini toplayarak fesih tartışmalarına son noktayı koyması ve bu işi bitirmesidir” dedi.
Bahçeli’nin Türkiye sınırları içinde PKK’nın kongresini toplaması çağrısı ve “Türklere Anadolu’nun kapılarını açan son muharebenin yapıldığı” Malazgirt’i önermesi çok tartışıldı.
Bahçeli’nin çağrısından önce PKK yöneticileri Duran Kalkan ve Murat Karayılan açıklamalarında kongrenin toplanması sürecinin Öcalan tarafından yönetilmesi, devletin adım atması gerektiği yönünde açıklamalar yaptı.
Diyarbakır’da Nevroz mitingine Özgür Özel’den mesaj
Türkiye İmamoğlu’nun gözaltı sürecine kilitlenmişken 21 Mart’ta Diyarbakır’da yüzbinlerce kişinin katıldığı Nevroz mitingi yapıldı. İmralı Heyeti’nin başvurusuna yanıt verilmediği için Öcalan’dan beklenen mesaj gelmedi.
Saraçhane nöbetinde olan Özgür Özel ise Diyarbakır’a “Bir yandan zalim Dehak’larla mücadele ederken, bir yandan da baharın müjdecisi Nevroz’u kutluyoruz. Bu topraklar, farklı kültürlerin, dillerin ve inançların bir arada kardeşçe yaşadığı, dayanışmanın ve umudun yeşerdiği kadim topraklardır. Hiçbir zalim, hiçbir Dehak kardeşliğimizi bozamadı, bozamayacak” mesajını gönderdi.
Tuncer Bakırhan, İBB’ye dönük operasyonu “27 Şubat rotasından çıkaracak adım” olarak görürken “Bu yanlıştan iktidarı vazgeçmeye çağırıyoruz. Barış ve demokratik toplum, halkları ayrıştırarak olmaz. İBB Başkanı’nı gözaltına alarak, kent uzlaşısını kriminalize ederek, kayyum atayarak, Rojava’ya saldırarak barışı ve demokratik toplumu oluşturamayız” diye konuştu.
Erdoğan ile ilk görüşme
DEM Parti İmralı Heyeti, ilk defa AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştü. Erdoğan, İmralı heyetinde yer alan Pervin Buldan ile Sırrı Süreyya Önder’i 10 Nisan’da kabul etti. Basına kapalı görüşmede, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala ile MİT Başkanı İbrahim Kalın da yer aldı.
Görüşmenin ardından Sırrı Süreyya Önder “Çok pozitif bir görüşme oldu. Çok daha umutluyuz. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanı oldukça önemli bir yerde duruyor. Amacımız barışı sağlamak” dedi. Bu görüşme, 13 yıl sonra yapılan ilk görüşme olarak tarihe geçti.
Sağlık sorunları nedeniyle fiziken görünmeyen, 66 gün sonra ilk kez 4 Nisan’da Alparslan Türkeş’in kabrini ziyaret eden Bahçeli ise yaptığı yazılı açıklamayla bu görüşme için “Hem içerik, hem ilerleyiş, hem de simgesel ifade bakımından takdire şayan” dedi.
Sırrı Süreyya Önder hayatını kaybetti
TBMM Başkanvekili ve İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder, 15 Nisan’da kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırıldı. Bypass ameliyatı sonrası hayati tehlikesi süren Önder yoğun bakıma alındı.
21 Nisan’da İmralı Heyeti’nden Pervin Buldan ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Faik Özgür Erol, Abdullah Öcalan ile dördüncü görüşme için İmralı’ya gitti. 27 Şubat çağrısından sonraki ilk buluşmadan heyet, Öcalan’ın “süreçle ilgili umutlu olduğu” mesajıyla döndü.
Önder’in rahatsızlığı nedeniyle İmralı Heyeti’nin 18 Nisan’da planlanan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile görüşmesi ertelenmişti. 24 Nisan’da DEM Parti Grup Başkanvekilleri Tunç ile süreç kapsamında ilk görüşmeyi gerçekleştirdi. Görüşmeden sonra Gülistan Kılıç Koçyiğit, tecritte Öcalan’ın sürece katkı sunamayacağını ve koşullarının düzeltilmesinin en ön önemli başlık olduğunu Tunç’a ilettiklerini açıkladı.
Sırrı Süreyya Önder’in aort damarı yırtıldı
Önder’in kızı: “En iyi bildiğin şeyi yap ve diren baba”
“İnadına barış” diyen siyasetçi: Sırrı Süreyya Önder kimdir?
Sırrı Süreyya Önder, 18 gündür yoğun bakımda tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. 3 Mayıs’ta hayatını kaybeden Önder’in ardından DEM Parti “Onun canı pahasına sürdürdüğü barış mücadelesini başarıya ulaştırmak, anısına bağlılığın gereğidir” açıklaması yaptı.
PKK kongresini topladı, fesih kararını duyurdu
PKK, fesih ve silah bırakma kararı için kongrenin 5-7 Mayıs tarihlerinde toplandığını duyurdu. 9 Mayıs’ta yapılan açıklamada PKK lideri Öcalan’ın çağrısı temelinde “tarihi öneme sahip kararlar alındığı” belirtildi.
Beklenen açıklama ise 12 Mayıs’ta geldi. Sürecin en önemli eşiklerinden biri olarak, PKK 12. Kongresi’nin sonuç bildirgesini paylaştı. Açıklamada “PKK’nin örgütsel yapısının feshedilmesi ve silahlı mücadele yöntemini sonlandırması kararlarını alarak PKK adıyla yürütülen çalışmaları sonlandırdı” denildi.
PKK silah bırakıyor: İşte eylemleri ve dönüm noktalarıyla örgütün 47 yıllık tarihi
Tuncer Bakırhan’ın ilk yorumu “Türkiye’ye hayırlı olsun” olurken, Pervin Buldan “Sırrı Süreyya görebilseydi keşke” dedi. Özgür Özel ise “Toplumun barış ve demokrasi taleplerinin kişisel siyasi hedefler doğrultusunda istismar edilmesine izin vermeyeceğiz” diyerek Ekrem İmamoğlu, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve tüm siyasi tutsaklar için özgürlük istedi.
Bahçeli fesih kararını “Barış tohumları umutla sulanmış, çiçek açmıştır. Tarihsel sorumluluğu üzerine alan PKK’nın kurucu önderi Abdullah Öcalan’a, İmralı-DEM heyetlerine ve DEM Parti’nin eş genel başkanlarına şükranlarımı sunuyorum” diye değerlendirdi. Erdoğan da “Alınan kararı ülkemizin güvenliğinin, milletimizin ebedi kardeşliğinin perçinlenmesi adına önemli buluyoruz” dedi.
Bahçeli’den Meclis’te komisyon çağrısı
PKK’nın fesih kararının ardından Pervin Buldan ve Faik Özgür Erol’dan oluşan İmralı Heyeti, 18 Mayıs’ta beşinci kez Abdullah Öcalan ile görüştü. Öcalan Sırrı Süreyya Önder’i andığı mesajında “Kardeşlik hukuku üzerinde bir yeni sözleşmeye ihtiyaç var. Yaptığımız şeyler büyük bir paradigma değişikliğini ifade ediyor. Türk-Kürt ilişkisinin mahiyeti bambaşkadır, bozulan şey kardeş ilişkisidir. Kardeşler kavga eder ama biri diğerisiz olmaz. Bu ilişkiyi bozan tuzakları, mayınları tek tek temizliyoruz, bozulan yolları, köprüleri onarıyoruz” ifadelerine yer verdi.
MHP lideri Bahçeli “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdıkları süreçle ilgili TBMM’de komisyon kurulması çağrısı yaptı. DEM Parti “Terörsüz Türkiye” adına itiraz ederken komisyon için adımlar yavaş yavaş atılmaya başlandı.
27 Mayıs’ta DEM Parti Eş Genel Başkanları ve Grup Başkanvekilleri, MHP’yi ziyaret etti. Görüşmede PKK’nın silah bırakma süreci, Bahçeli’nin TBMM bünyesinde tam yetkili bir komisyon kurulması önerisi, ceza infaz düzenlemeleri gibi konular ele alındı. DEM Parti’nin temasları diğer siyasi partilerle devam etti.
Süreçte bayramlaşmalar
Ramazan Bayramı DEM Parti ile MHP’nin ilk kez bayramlaşmasına sahne olurken, Kurban Bayramı sırasında da süreci besleyen adımlar devam etti. 6 Haziran’da Tuncer Bakırhan, Barış Anneleri, Cumartesi Anneleri, Gezi ailelerinden Berkin Elvan’ın ailesini ve Eren Bülbül’ün annesi Ayşe Bülbül’ü arayarak bayramlarını kutladı. Trabzon’daki çatışmada 15 yaşındaki oğlu öldürülen Ayşe Bülbül’ün “Artık anneler ağlamasın” dediği ifade edildi.
8 Haziran’da ise Öcalan ve İmralı Cezaevi’nde beraber kaldığı 6 kişi, aileleriyle bayram görüşü yaptı.
Mithat Sancar İmralı Heyeti üyesi oldu
Sırrı Süreyya Önder’in vefatının ardından, 18 Haziran’da DEM Parti Milletvekili Mithat Sancar İmralı Heyeti’nin üyesi oldu. Medyascope’un ulaştığı kaynaklar, heyete Sancar’ın dahil olmasının bizzat Öcalan’ın isteği olduğunu söyledi. Öcalan’ın nisan ayında İmralı heyeti ile yaptığı görüşme ve basına sızan notlarında da “Sırrı Süreyya Önder’in sağlığına kavuşamaması halinde Mithat Hoca ile çalışmaya niyetimiz var” dediği ortaya çıktı.
Numan Kurtulmuş’la görüşmeler
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis’te kurulması planlanan süreç komisyonuyla ilgili 24 Haziran’da partilerin grup başkan ve başkanvekilleriyle bir araya geldi.
26 Haziran’da ise Kurtulmuş, İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile görüştü. Sancar, sürecin hukuksal güvenceye alınması için Meclis’in hayati rol oynayacağını söyledi.
Demirtaş için tahliye beklerken binlerce sayfalık gerekçeli karar
Süreç ilerlerken kamuoyunda başta Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ olmak üzere, siyasetçilerin ve hasta tutukluların serbest bırakılması........
