Müge İplikçi ile Zeytin Dalı | Sema Soykan anlatıyor: “Belki”
Son güncelleme: 11 Mayıs 2026 -
Müge İplikçi ile Zeytin Dalı | Sema Soykan anlatıyor: “Belki”
11 Mayıs 2026 Pazartesi
İSTANBUL (Medyascope) – Zeytin Dalı’nda bu hafta Müge İplikçi’nin konuğu yazar Sema Soykan, kitabı “Belki”yi, anlattı. Soykan, “Belki” romanında Kıbrıs’ın tarihsel hafızasını, savaşın toplumsal etkilerini ve bireysel travmaları edebiyat aracılığıyla görünür kılmayı amaçladığını söyledi.
Sema Soykan kitabı “Belki”yi anlattı. Romanında Kıbrıs’ın tarihsel hafızasını, savaşın toplumsal etkilerini ve bireysel travmaları edebiyat aracılığıyla görünür kılmayı amaçladığını söyleyen Soykan, romanın yalnızca bir aşk hikâyesi olmadığını, aynı zamanda Kıbrıs’ın yakın tarihine ilişkin araştırmaların ürünü olduğunu ifade etti.
“Belki, hala umut barındırıyor”
Kıbrıs’a ilişkin çalışmasının “Keşke” romanını yazdığı dönemde başladığını belirten Soykan, özellikle 1940-1980 arası Türkiye siyasi tarihini incelerken Kıbrıs’ın stratejik önemine dikkat çekildiğini söyledi. Soykan, “Roman yazmaktan daha öte bir amaca evrildi. Bir vazife ve sorumluluk üstlendim” diye konuştu. Kıbrıs ile kişisel bir bağı olmasa da tarihi dönemlere ilgisi olduğunu belirten Soykan, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bu adaya çok dikkat ediniz, bizim için çok önemlidir” sözünün araştırmasına yol açtığını söyledi.
Romanın adının bilinçli bir tercih olduğunu vurgulayan Soykan, “Keşke pişmanlık ifadesiydi, ‘belki’ ise hâlâ umut barındırıyor” dedi. Kitabın kapağındaki yeşil rengin de Kıbrıs’taki Türk evlerinin sembolik rengi olmasına gönderme yaptığını belirten yazar, eserin “milli farkındalık” oluşturmasını hedeflediğini söyledi.
“Bütün karakterler bir sözcü olmak uğruna oraya yerleştirildi”
Yazar Sema Soykan, romandaki Yiğit, Sevgi ve Sara karakterlerinin yalnızca kurgu unsuru olmadığını, her birinin belirli tarihsel ve toplumsal kırılmaları temsil ettiğini ifade etti. “Bütün karakterler bir sözcü olmak uğruna oraya yerleştirildi” diyen Soykan, özellikle 1950’li yıllardan 1974’e uzanan dönemde Kıbrıs Türklerinin yaşadığı yalnızlık ve çaresizliği farklı karakterler aracılığıyla aktarmaya çalıştığını ifade etti.
Romanda aşk temasını bilinçli olarak kullandığını söyleyen Soykan, “Tarihi, daha zevkli ve akılda kalıcı hale getirmek için aşk, intikam ve insani duyguları kullandım” diye konuştu. Soykan, tarihsel olayların yalnızca resmi anlatılar üzerinden değil, bireysel hikâyeler üzerinden de anlaşılabileceğini vurguladı.
Kitap tanıtım bülteni
Sema Soykan bu kez, direnci hiç bitmeyen, vatan sevdalısı bir halkın destanını yüceltmek için, cesaretle yazıyor.
Belki, Kıbrıs’ın 1958’de fikren, 1963’te kalemle, 1974’teyse kanla yazılan tarihini ustalıkla resmediyor. Adada Türklerin yaşadığı sıkıntıları iz bırakacak, nefes kesici bir romanla hatırlatıyor.
Bu romanda, uzun araştırmalarla ulaşılmış, bazıları unuttuğumuz, bazılarıysa bizlerden saklanmış gerçekler var; Kıbrıs halkının tarifsiz acıları, ikiye bölünmüş geçmişleri, umutları ve ayakta kalabilme kudreti var; acımasız savaşın, kederli zorunlu göçün, işkencelerle dolu siyasi planların, gizli teşkilatların ve halk isyanının gurur ve gözyaşlarıyla okuyacağınız destanı var.
Ve elbette aşklar var… Kimi imkânsız, kimi zamansız, kimi plansız. İngiliz Sarah’ın, Kıbrıs Türkü Sevgi’nin ve anavatandan gelen mücahit Yiğit’in kuşaklar boyu, iç içe geçen eşsiz hikâyesi var.
kitap haberleri ve kitap eleştirileri
Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.
Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.
Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin
Medyascope'un mobil uygulamasını indirin
İsmail Kardaş’ın ikinci şiir kitabı çıktı: “İkinci Hikâye, Hayat ve Anlam”
Eyüp Tatlıpınar yazdı: Dedektifler pes etti, dünyayı kim kurtaracak?
Faik Öcal yazdı: Toni Morrison’un Sevilen’i
Müge İplikçi / Diğer içerikleri
Müge İplikçi yazdı: Geçmiş, bir Hıdırellez dileğidir
Müge İplikçi ile Zeytin Dalı – Seyfettin Araç anlatıyor: Zamanı Tanrı Yaşar
Müge İplikçi yazdı: Bizim Charles
Müge İplikçi ile Zeytin Dalı – Çip, Çöp ve Mia: Londra’dan Adana’ya çöp yolculuğu
Müge İplikçi yazdı: David Szalay’ın “Beden”i üzerine
Müge İplikçi ile Zeytin Dalı | Doğu Yücel anlatıyor: “Trol”
Haftanın en popüler içerikleri
Ruşen Çakır yorumladı | Her ağacın kurdu özünden olur: CHP’nin temel sorunu
Ruşen Çakır yorumladı: “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörü” olarak Abdullah Öcalan
Amedspor’un kutlamasına katılacak sanatçılar belli oldu
PKK gitti, Apocu Hareket Yönetimi geldi
Ateşten atlanan, dileklerin tutulduğu bahar gecesinin hikâyesi: Hıdırellez nedir, ritüelleri nelerdir?
Mehmet Gürses yazdı: Kürtlerin Filistinleşmesi riski üzerine bazı gözlemler
İBB’ye yeni operasyon: 29 kişi gözaltına alındı
Hatem Ete ile söyleşi: AKP ve CHP oylarını nasıl artırabilirler?
Gözde Şeker de Halk TV ile yollarını........
