menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Patidio ile Hayvani Bakış (6) | Mine Yıldırım anlatıyor: Hayvana şiddet toplumsal şiddeti artırır mı?

13 0
21.02.2026

Patidio ile Hayvani Bakış

Son güncelleme: 20 Şubat 2026 -

Patidio ile Hayvani Bakış (6) | Mine Yıldırım anlatıyor: Hayvana şiddet toplumsal şiddeti artırır mı?

21 Şubat 2026 Cumartesi

Patdio ile Hayvani Bakış’ın bu haftaki konuğu akademisyen Mine Yıldırım oldu. Yıldırım, hayvana şiddetin toplumsal şiddet içindeki yerini ve bu şiddet döngüsünün taşıdığı riskleri anlattı.

Hayvana şiddet ve ihtimam pratikleri üzerine çalışan Kadir Has Üniversitesi Dr. Öğretim üyesi Mine Yıldırım’a dünyada hayvana şiddetin, insana şiddete yönelik öncül olduğuna dair akademik çalışmalar yapılırken Türkiye’de oldukça az olmasının en önemli sebebinin Türkiye’de veri eksikliği olduğunu söyledi. Akademik çalışmalar için kullanılacak kayıtların tutulmadığını, olan kayıtların kamuya açılmadığını ve sistemsel olarak böyle bir bakışın var olmadığını anlattı.

“Cehennemin kapıları açıldı”

2024 yılında Gazete Duvar’a verdiği röportajda, kamuoyunda katliam yasası olarak bilinen yasanın kabul edilmesi halinde cehennemin kapılarının açılacağını söyleyen Yıldırım’a aradan geçen zaman sonrası cehennemin kapılarının açılıp açılmadığını şöyle anlattı:

“Hayvana yönelik şiddetin yasa eliyle yapılmasının ne kadar büyük ve dönüştürücü bir eşik, ne kadar büyük bir felaket olduğunu vurgulamak için kurmuştum o cümleyi yani bir metafizik bir öngörü ya da kehanet gibi değil, şiddetin toplumsal dolaşımına dair somut verileri biz görmeye başladık.”

“Hayvana yönelik şiddetin yasa eliyle yapılmasının ne kadar büyük ve dönüştürücü bir eşik, ne kadar büyük bir felaket olduğunu vurgulamak için kurmuştum o cümleyi yani bir metafizik bir öngörü ya da kehanet gibi değil, şiddetin toplumsal dolaşımına dair somut verileri biz görmeye başladık.”

Yıldırım hayvana yönelik şiddetin yoğun olduğu toplumlardaki gelecek projeksiyonu ile ilgili şunları söyledi:

“Korku bazlı ideolojiler ve siyasetler zaten tam bu tür bir toplumsallık yaratarak toplumsallığı bu tür bir atomize her birimizin korku ve dehşet içinde yaşadığı bir şok halinde ve kaygı halinde yaşadığı bir toplumsal çerçeveyle başarılı oluyor. Bütün dünyada aşırı sağın yükselişi, göçmen karşıtı, mülteci karşıtı, hayvan karşıtı, LGBT karşıtı söylem var. İktidarın kendini modellediği, kendini ayna tutan ve besleyen gruplar dışında başka gruplar tarif ettiği ve çok büyük bir kırılganlık alanında yaşayan farklı farklı gruplarız aslında. Hayvan da bunun içinde, hayvana bakan da bunun içinde farklı derecelerde yer alıyoruz.”

“Korku bazlı ideolojiler ve siyasetler zaten tam bu tür bir toplumsallık yaratarak toplumsallığı bu tür bir atomize her birimizin korku ve dehşet içinde yaşadığı bir şok halinde ve kaygı halinde yaşadığı bir toplumsal çerçeveyle başarılı oluyor. Bütün dünyada aşırı sağın yükselişi, göçmen karşıtı, mülteci karşıtı, hayvan karşıtı, LGBT karşıtı söylem var. İktidarın kendini modellediği, kendini ayna tutan ve besleyen gruplar dışında başka gruplar tarif ettiği ve çok büyük bir kırılganlık alanında yaşayan farklı farklı gruplarız aslında. Hayvan da bunun içinde, hayvana bakan da bunun içinde farklı derecelerde yer alıyoruz.”

“Hayvanı, insanı ve doğayı kuşatan bir yıkıma gidecek”

Söz konusu şiddetin karşısında toplumun hayvanlara yönelik ihtimam ve bakım ilişkilerinin görünmez kaldığını söyleyen Yıldırım, “Dehşet o kadar büyük ki, bu ihtimam ilişkileri, bakım ilişkileri ya da günlük olarak hayvana sokakta sahip çıkma gibi görünen son derece basit, naif ama aslında o kadar kuvvetli duygulara sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyorum. Buradaki projeksiyonda açılan kapı var, korkunç bir şiddete doğru açılıyor. Hayvanlar, burada bu kapıyı açmaları için bir tür nasıl eski kale kapılarını açan koçbaşları gibi kuvvetli bir saldırı aracı oldu. Türkiye toplumundaki şiddet kanıksanması, şiddetin alanının genişlemesi, eşiğinin düşmesi, kabul edilebilirlik sınırlarının yükselmesi maalesef hayvanları, hem içeren hayvanların merkezinde durduğuna inanıyorum. Bu bir siyasi proje ise, siyasi gidişatsa, bunun çok daha kapsamlı olduğunu, hayvanları da aşan, hayvanı da insanı da kuşatan, doğayı da kuşatan bir yıkıma doğru gideceğini düşünüyorum” dedi.

hayvan ve hayvan hakları sokak hayvanları

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin

Medyascope'un mobil uygulamasını indirin

Brezilya’da evcil hayvanlar aile mezarlığına gömülebilecek

Patidio ile Hayvani Bakış (4) | Sokak hayvanları hastalık yayıyor mu? Veteriner Hekim Gülhan Türkay Hoştürk anlatıyor

Çenesi üç yerden kırılan kediye cerrahi müdahale yapıldı

Meral Candan / Diğer içerikleri

Patidio ile Hayvani Bakış (4) | Sokak hayvanları hastalık yayıyor mu? Veteriner Hekim Gülhan Türkay Hoştürk anlatıyor

Patidio ile Hayvani Bakış (3) | Köpek sahiplenirken yapılan yanlışlar ve doğrular: Köpek eğitmeni Tülay Çığıraç Bahtiyar anlatıyor

Patidio ile Hayvani Bakış (2) | Eros, Cezve, Matmazel: Hayvana şiddette cezasızlık gerçeği: Avukat Hilal Koçak anlatıyor

Patidio ile Hayvani Bakış (1) | Türkiye’de yasadışı köpek dövüşleri: Meral Danyıldız anlatıyor

Haftanın en popüler içerikleri

Ruşen Çakır yazdı | Mahir Çayan haklıydı: Aynılar aynı yerde, ayrılar........

© Medyascope