menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (22): 15 yaşındaydı

35 0
11.03.2026

Son güncelleme: 11 Mart 2026 -

Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (22): 15 yaşındaydı

11 Mart 2026 Çarşamba

Basın Tarihi gözlüğünü takmış, 12 yıl önceki mart ayını tarıyordum…

11 Mart 2014 gününe bir kez daha dondum.

11 Mart, Gezi Parkı eylemleri sırasında evine ekmek almaya giderken yaralanan ve 269 gün yoğun bakımda kalan Berkin Elvan’ın hayatını kaybettiği gündü.

15 yaşındaydı ve 16 kiloya düşmüştü.

Bugün ölümünün 12. yıldönümü.

12 Mart tarihli tüm gazeteleri teker teker taradım. Daha yaşamadan yaşamdan kayıp gitmesi hepsinde manşetti.

Adalet kör, vicdan sağır – Radikal

Sen büyüyeceksin, onlar küçülecek – Cumhuriyet

Hepimizin acısı – Vatan

Türkiye’nin evlat acısı – Milliyet

“İnşallah bir daha kimsenin başına gelmez” – HaberTürk

Berkin’in öldürüldüğü Gezi Olayları’na geri döndüm, Vikipedi’yi açtım:

“Gezi Parkı olayları veya Gezi Parkı direnişi, 28 Mayıs 2013 tarihinde, ilk olarak İstanbul’daki Taksim Gezi Parkı için hazırlanan kentsel gelişim planına karşı çıkmak amacıyla düzenlenen, daha sonrasında ifade özgürlüğü, medya sansürü, otoriteryanizm gibi toplumsal sorunlara ve dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın baskıcı yönetimine karşı toplumsal bir harekete dönüşen protesto hareketleridir. Sınırlı sayıda katılımcıyla başlayan hareketler, sosyal medyanın da kullanımıyla cumhuriyet tarihinin en büyük protestosuna dönüşmüştür.”

“Gezi Parkı olayları veya Gezi Parkı direnişi, 28 Mayıs 2013 tarihinde, ilk olarak İstanbul’daki Taksim Gezi Parkı için hazırlanan kentsel gelişim planına karşı çıkmak amacıyla düzenlenen, daha sonrasında ifade özgürlüğü, medya sansürü, otoriteryanizm gibi toplumsal sorunlara ve dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın baskıcı yönetimine karşı toplumsal bir harekete dönüşen protesto hareketleridir. Sınırlı sayıda katılımcıyla başlayan hareketler, sosyal medyanın da kullanımıyla cumhuriyet tarihinin en büyük protestosuna dönüşmüştür.”

“Protestolar, 61. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti’nin, İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde bulunan ve sadece umumi hizmette kullanılmak koşulu ile tapuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edilmiş olan Taksim Gezi Parkı’na İstanbul 6. İdare Mahkemesi ve 2 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı olduğu hâlde Topçu Kışlası’nı Taksim Yayalaştırma Projesi çerçevesinde imar izni olmadan yeniden inşa etmesini engelleme eylemi olarak başladı ve parkta yapılan bir oturma eyleminin şiddet kullanılarak tahliye edilmesine duyulan öfkeyle ateşlendi. Ardından, Türkiye’nin dört bir yanında, basın, ifade ve toplanma özgürlüğü ile AK Parti hükûmetinin Türkiye’nin laikliğini zedelemesi gibi çok çeşitli kaygıları protesto eden destek gösterileri ve grevler düzenlendi. İlk çevre protestosunu organize eden küçük bir topluluğun ötesinde merkezi bir liderliğin olmadığı protestolar, İşgal hareketi ve 1968 Mayıs olaylarıyla karşılaştırıldı. Sosyal medya, protestolarda kilit bir rol oynadı, çünkü Türk medyasının büyük bir kısmı özellikle ilk aşamalarda protestoları küçümsedi ve protestolara sansür uyguladı. Hükûmetin tahminiyle yaklaşık 3,6 milyon kişi, Türkiye genelinde ilk Gezi Parkı protestosuyla bağlantılı yaklaşık 5.000 gösteriye aktif olarak katıldı. Yirmi iki kişi öldü ve çoğu ağır olmak üzere 8.000’den fazla kişi yaralandı.”

“Protestolar, 61. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti’nin, İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde bulunan ve sadece umumi hizmette kullanılmak koşulu ile tapuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edilmiş olan Taksim Gezi Parkı’na İstanbul 6. İdare Mahkemesi ve 2 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı olduğu hâlde Topçu Kışlası’nı Taksim Yayalaştırma Projesi çerçevesinde imar izni olmadan yeniden inşa etmesini engelleme eylemi olarak başladı ve parkta yapılan bir oturma eyleminin şiddet kullanılarak tahliye edilmesine duyulan öfkeyle ateşlendi.

Ardından, Türkiye’nin dört bir yanında, basın, ifade ve toplanma özgürlüğü ile AK Parti hükûmetinin Türkiye’nin laikliğini zedelemesi gibi çok çeşitli kaygıları protesto eden destek gösterileri ve grevler düzenlendi.

İlk çevre protestosunu organize eden küçük bir topluluğun ötesinde merkezi bir liderliğin olmadığı protestolar, İşgal hareketi ve 1968 Mayıs olaylarıyla karşılaştırıldı.

Sosyal medya, protestolarda kilit bir rol oynadı, çünkü Türk medyasının büyük bir kısmı özellikle ilk aşamalarda protestoları küçümsedi ve protestolara sansür uyguladı.

Hükûmetin tahminiyle yaklaşık 3,6 milyon kişi, Türkiye genelinde ilk Gezi Parkı protestosuyla bağlantılı yaklaşık 5.000 gösteriye aktif olarak katıldı.

Yirmi iki kişi öldü ve çoğu ağır olmak üzere 8.000’den fazla kişi yaralandı.”

Ölen 22 kişiden biri Berkin Elvan’dı:

“Taksim Gezi Parkı Protestoları sırasında, 16 Haziran 2013 tarihinde Berkin Elvan, polis tarafından atılan göz yaşartıcı gaz kapsülünün başına isabet etmesi üzerine[1] ağır yaralandı. Elvan’ın ailesi, olayın ekmek almaya giderken yaşandığını söylemiş, bazı haberlerde de olayın bu şekilde gerçekleştiği iddia edilmiştir. Olaylar sırasında dönemin başbakanı, açıklama yaptığında cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, 2015 İstanbul Adalet Sarayı saldırısı sonrası 3 Nisan 2015 tarihinde yaptığı açıklamada, ‘Biz Emniyet’in tüm belgelerini açıkladık. Elinde sapanla, demir bilyeyle terör örgütünün içerisinde nasıl resimlerinin çekildiği, bunların hepsi açıklandı.’ demiştir. 269 gün boyunca komada kalan Elvan, 11 Mart 2014’te Şişli’deki Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 15 yaşındayken 16 kilodayken ölmüştür. Elvan’ın ölümü, ailesi adına açılmış olan Twitter hesabından, ‘Halkımıza: Saat 07.00 Berkin Elvan’ı, evladımızı kaybettik. Başımız sağ olsun,’ ifadeleri kullanılarak duyurulmuştur.”

“Taksim Gezi Parkı Protestoları sırasında, 16 Haziran 2013 tarihinde Berkin Elvan, polis tarafından atılan göz yaşartıcı gaz kapsülünün başına isabet etmesi üzerine[1] ağır yaralandı.

Elvan’ın ailesi, olayın ekmek almaya giderken yaşandığını söylemiş, bazı haberlerde de olayın bu şekilde gerçekleştiği iddia edilmiştir.

Olaylar sırasında dönemin başbakanı, açıklama yaptığında cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, 2015 İstanbul Adalet Sarayı saldırısı sonrası 3 Nisan 2015 tarihinde yaptığı açıklamada, ‘Biz Emniyet’in tüm belgelerini açıkladık. Elinde sapanla, demir bilyeyle terör örgütünün içerisinde nasıl resimlerinin çekildiği, bunların hepsi açıklandı.’ demiştir. 269 gün boyunca komada kalan Elvan, 11 Mart 2014’te Şişli’deki Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 15 yaşındayken 16 kilodayken ölmüştür.

Elvan’ın ölümü, ailesi adına açılmış olan Twitter hesabından, ‘Halkımıza: Saat 07.00 Berkin Elvan’ı, evladımızı kaybettik. Başımız sağ olsun,’ ifadeleri kullanılarak duyurulmuştur.”

Elvan ailesinin avukatları, “14 yaşında bir çocuğun kafatasında çökme ve beyin kanaması geçirmesine sebep olacak fiilin, kamu düzeninin tesisi ile açıklanamayacağını, yasal sınırlarda kalındığının iddia edilemeyeceğini, kolluk görevlilerinin hedef gözeterek Berkin’i öldürmeye teşebbüs ettiklerini” belirterek polislerle ilgili........

© Medyascope