menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Makineleşmekten marketleşmeye: ‘Kasiyer’in mekanik huzuru

6 0
previous day

Son güncelleme: 28 Nisan 2026 -

Makineleşmekten marketleşmeye: ‘Kasiyer’in mekanik huzuru

Lavin Goncagül Yılmaz

Lavin Goncagül Yılmaz

trrrrum, trrrrum, trrrrum! trak tiki tak! makineleşmek istiyorum! beynimden, etimden, iskeletimden geliyor bu!

trrrrum, trrrrum, trrrrum! trak tiki tak! makineleşmek istiyorum! beynimden, etimden, iskeletimden geliyor bu!

Şimdilerde iş hayatının herhangi bir parçası olanlar, çocukken Nâzım’ın o fütüristik coşkusunu yansıtan dizelerini muhtemelen arada bir anımsıyordur. Bana bu dizeleri hatırlatansa Sayaka Murata’nın tüm dünyada çok satan “Kasiyer” kitabı oldu. Sanayi devriminin “trak tiki tak”ından, 2000’li yıllarda sıkça karşımıza çıkan “dünya küresel bir köy haline gelecek” teorisinden dolayı kendisine yarı kâhin gözüyle baktığımız McLuhan’dan, Japon edebiyatının sıra dışı kalemi Sayaka Murata’ya… Nasıl olur da bu isimler aynı anda düşünce dünyamda art arda açılan sekmelere dönüşüyor?

Vardiyalı bir varoluş

2016 yılında Japonya’nın en prestijli edebiyat ödüllerinden biri olan Akutagawa’yı kazandığında tüm dünyanın konuştuğu bu başarılı yazar, aslında pek de alışılmadık bir profil çiziyordu. Sayaka Murata, yarı zamanlı bir roman yazarı olmasının ötesinde, tam 18 yıldır bir konbinide (süpermarkette) kasiyer olarak çalışmaya devam ediyordu. Hatta ödül gecesinin sabahında, gazetecilerin “Artık bırakacak mısınız?” sorularına “Yarın vardiyam var, işe gideceğim,” cevabını vermesi; yarattığı karakter Keiko Furukura ile arasındaki o tekinsiz sınırı tamamen buharlaştırıyordu.

Bense birçok okur ve eleştirmenden tam puan alan Kasiyer ile, 2025’te bir kitap fuarında, İthaki Yayınları standındaki arkadaşların tavsiyesiyle tanıştım. Üstelik o kitap fuarına işim gereği ve aslında tamamen zorunlu olarak katılmıştım. Kısa süreliğine stantları gezerken, fuarın o bitmeyen uğultusu içinde bu kitabı elime aldığımda, kulağımdaki gürültüyü bu sayfalarla anlamlandırabileceğimi o an hissetmedim bile. Zaten çalışma hayatının nedense hislerle pek ilgilenmediğini hepimiz biliriz. Ancak hikâyenin sonuna geldiğimde, “Nasıl bu kadar birbirine benzer paketlenmiş hayatlar yaşayıp aynı türde deliriyoruz?“ diye düşünürken buldum kendimi.

Steril mabedin arızalı sakini

Kahramanımız Keiko Furukura; çocukluğundan beri dünyanın duygusal ve sosyal kodlarını çözemeyen, toplumun “normal” kabul ettiği kalıplara bir türlü sığamayan bir “arıza”.

Onu sever misiniz yoksa ürkütücü mü bulursunuz bilemem; ama daha çocukken parkta ölü bir kuş gördüğünde herkes yas tutarken, onun aklına gelen tek şeyin o kuşu babasının sevdiği şekilde ızgara yapmak olması, bu rasyonel ve soğuk karakterin hikâyesini ister istemez tek solukta okunur kılıyor.

Ancak asıl ilgi çekici olan; çalışma koşullarının işçileri getirdiği o bildik çıldırma noktasında, alışılagelmiş hassas kalpli ve kırılgan kişiliklerin buhranlarından çok daha farklı bir manzarayı izliyor oluşumuzdur.

Keiko, Jack London’ın kaleminden çıkan sınıf mücadelesinin en etkileyeci roman karakteri Martin Eden gibi sınıf atlamak ya da bir yerlere varmak istemiyor. Aksine kahramanımız; dünyanın o gürültülü beklentilerinden kopmak için bir süpermarketin belli vardiyalarına, steril el kitabına sığınıyor. Hiçbir şey olmak istemiyor. Market üniforması ve gün içinde yapacaklarının belli olması ona güven veriyor. O, dünyanın bozulan büyüsüyle hiç ilgilenmiyor bile… Çevresindekilerin otuzlu yaşlarına rağmen hâlâ bekâr olmasının ya da hâlâ yarı zamanlı bir işte çalışmasının bir kusur olduğunu söylemesi bile onu yaralamıyor. O, sadece huzurunu bozmayacak yeni yöntemler ve “normallik” taklitleri geliştiriyor.

Küresel köyde de herkese yer yok

İş hayatına yerleşen “sessiz istifa” (quiet quitting) kavramının, radikal pasifliğimizin bir meyvesi olduğu açık. McLuhan’ın “küresel köy”ünü üniversitelerde heyecanla okurken teknolojinin bizi özgürleştireceğini hayal ediyorduk. Ama bu “köyün” bizi bu denli aynılaştıracağını kestirememiştik.

Tam da burada, Keiko’nun hayatına bir asalak gibi dahil olan Shiraha karakteri, McLuhan’ın teorisine sert bir şerh düşer. Shiraha, modern dünyayı “hiç değişmemiş, sadece biçim değiştirmiş bir Taş Devri köyü” olarak nitelendirir. Sürekli köyden dışlanmaktan, “işe yaramayanların” toplum tarafından nasıl taşlandığından bahseder. Shiraha’ya göre modern dünya, verimli olmayan bireyi köyün dışına iten acımasız bir avcı topluluğudur. Keiko marketin el kitabına sığınarak bu köyden saklanırken, Shiraha bu köyün kurallarına duyduğu öfkeyle ama yine onun imkanlarına muhtaç kalarak bir “yok-oluş” sergiler. Böylece küresel köyden atılmamak için birbirine sığınan iki yabancı olarak belki de günümüzdeki pek çok ilişkilenmenin hicvedilişini okuruz.

İçimizdeki Keiko’nun yaşamaya devam etmek zorunda olduğunu hatırlayıp onun marketin el kitabına sığınması gibi, biz de dijital dünyanın “kabul görme” kılavuzlarına sığınıyoruz. Bu kadar çok “bağlantıda” olup bu kadar yalnız kalmak, McLuhan’ın bile öngöremediği o modern trajedinin ta kendisi. Her gün yüzlerce insana ürün satan Keiko da hiçbir insanla gerçek bir iletişim kuramıyor ve karşısına çıkan o “garip” ilişkisi de her iki taraf için bir uzaklık, bir doğru bir yanlış hissi veriyor. Böylece Keiko’nun o steril marketteki robotik huzuru, dışarıdaki kaotik duygulanmalar ve “aynılaşmış” gürültülerden daha tanıdık ve haklı geliyor.

Sonunda neler oluyor (Neler olacak bize)?

En nihayetinde Keiko, bir hikâye kahramanı olduğunu anımsayıp o çok sevdiği marketteki işinden ayrılır.

Okur olarak tam bir rahatlama hissi gelir sanırken, Keiko’nun huzursuzluğu günden güne artar. Marketten ayrılmak ona bir uzvunu kesip atmak gibi acı verir; başka bir işte çalışmayı hayal dahi edemez. Resmen marketleşir. Barkod okuyucunun mekanik sesi içinden ruhundan taşar…

Nâzım’ın “trak tiki tak” seslerinde yankılanan o fütüristik, gürültülü ve inşa edici makineleşme arzusu ile Keiko’nun “dıt dıt” seslerindeki o sessiz, steril ve korunaklı marketleşme arzusu; edebiyat tarihinin belki de en tuhaf tesadüflerinden biri olarak çıkıyor karşımıza. Nâzım’ın şiirindeki ses, insanı makinenin gücüyle büyütüp dünyayı dönüştürmeyi hayal ederken; Keiko, sistemlerin yarattığı o kaotik gürültüden ve beklentilerden kurtulmak için bir rafa, bir kasaya, bir nesneye dönüşmeyi arzuluyor.

Bu iki nida arasındaki benzerlik bir miras değil, sadece hüzünlü bir asenkronluk. Biri sanayi devriminin şafağında bir “oluş”un, diğeri ise dijital çağın ortasında bir “yok oluş”un mekanik limanına sığınıyor. Keiko’nun marketleşmesi ne bir kurtuluş ne de bir yenilgi; sadece ruhun gönüllü bir düz çizgi hali…

Günün sonunda, Keiko’nun ve bizlerin sakinleri olduğumuz o prekarya köyünden yankılı sesler duyulur: “Sigortama dokunmayın, dilediğiniz kadar savaşın! Kim olduğumu değil, ne satın alacağımı bilmek istiyorum! Yaşasın yaşamamak!”

Lavin Goncagül Yılmaz’ın diğer yazılarını okumak için buraya tıklayın.

edebiyat kitap haberleri ve kitap eleştirileri

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin

Medyascope'un mobil uygulamasını indirin

Ahmet Şık yeni kitabı “Ayna/Heli” yi anlatıyor: “Devlet ve PKK geçmişle yüzleşmeli”

Müge İplikçi ile Zeytin Dalı – Çip, Çöp ve Mia: Londra’dan Adana’ya çöp yolculuğu

Belgelerle MHP Tarihi: Kontrgerilla, Susurluk, derin devlet ve 70’ler

Lavin Goncagül Yılmaz / Diğer içerikleri

Aşk, kadın ve başkaları ya da erkekler

Erkekler Frankenstein’ı yeniden yazdı: Shelley’nin feminist eleştirisinin silinişi

Başkasının talihsizliğinde kendini bulmak: Oh olsun duygusundan iktidarın haz ekonomisine

Haftanın en popüler içerikleri

Gökhan Bacık yazdı: Modern zamanda bir Cahiliyye

Abdullah Öcalan: “Davul boynumda ve her gelen vuruyor”

Artık Avrupalı sayılmıyor muyuz? | Ruşen Çakır yorumladı

13 yaşında torbacı, 15 yaşında tetikçi: Çeteler yoksul mahalleleri nasıl ele geçirdi?

Gürkan Çakıroğlu yazdı: Devamız üçüncü yol, derdimiz DEM Parti

Ruşen Çakır yorumladı: Öcalan’ın gündeminde niçin hep İsrail var?

Cevat Düşün yazdı: Babailer isyanı

İBB davası: Mehmet Pehlivan savunma yaptı

Taner Akçam yazdı: Hrant Dink ve Urfalı Hacı Halil’in anısına

Dünya Alem (44) – Eski Bakan Hüseyin Çelik yorumladı: Türkiye kriminal bir topluma mı dönüşüyor?

Medyascope'un günlük e-bülteni

Editörlerimizin derlediği öngörüler, analizler, Türkiye’yi ve dünyayı şekillendiren haberler, Medyascope’un e-bülteni Andaç‘la her gün mail kutunuzda.

Medyascope'u destekle

© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.

© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.

Kişisel Verilerin Korunması Aydınlatma Metni

İşbu Aydınlatma Metni, Veri Sorumlusu sıfatıyla Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat:G2, Sarıyer/İstanbul adresinde mukim Şirketimiz Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından sağlanan ürün ve hizmetlerin tanıtımı amacıyla internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği kısmından elde edilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin olup, Şirketimiz tarafından başta 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Şirketimizin kişisel verilerin korunmasına ilişkin politikaları https://medyascope.tv adresinde yer almaktadır.

İşleme; KVKK’nın 3. maddesinde kişisel verilerin kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması işlemleri olarak tanımlanmıştır.

İşlenen Kişisel Verileriniz

İşlenen kişisel verileriniz, E-Bülten Aboneliği aracılığıyla bizimle paylaşmayı tercih ettiğiniz adınız, soyadınız, e-posta adresinizdir.

Kişisel Verilerin Toplanma Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel verileriniz, şirketimiz tarafından sağlanan ürün ve hizmetler kapsamında promosyon, kampanya ve tanıtım faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği bölümünde e-posta adreslerini bildiren kişilere Şirketimizin ticari olarak faaliyet gösterdiği alanlarda reklam, tanıtım ve bilgilendirme yapmasına ilişkin sözleşmenin kurulması ve ifası, veri sorumlusunun meşru menfaati ve açık rızanız kapsamında işlenmektedir.

Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları

Kişisel verileriniz Şirketimiz tarafından, aşağıdaki belirtilen işleme amaçlarıyla uygun süre zarfında, KVKK’nın 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında işlenecektir:

İletişim faaliyetlerinin yürütülmesi

Reklam / kampanya / promosyon Süreçlerinin Yürütülmesi

Saklama ve arşiv faaliyetlerinin yürütülmesi

Pazarlama analiz çalışmalarının yürütülmesi

Ürün / hizmetlerin pazarlama süreçlerinin yürütülmesi,

Organizasyon ve etkinlik yönetimi

Şirketimizin faaliyet alanlarında reklam, tanıtım ve bilgilendirme hizmeti sağlamak,

Şirketimiz tarafından gönderilen bu e-postalar üzerine gelen talep ve şikayetlerin cevaplanması,

Hukuki bir ihtilafın vuku bulması halinde hukuki işlem yapmak,

Sair tüm yasal yükümlülükler.

Kişisel Verilerin Hangi Amaçlarla Kimlere Aktarılabileceği

Şirketimiz, kişisel verileri “bilme gereği” ve “kullanma gereği” ilkelerine uygun olarak, gerekli veri minimizasyonunu sağlayarak ve gerekli teknik ve idari güvenlik tedbirlerini alarak işlemeye özen göstermektedir ve sadece zorunlu durumlarda üçüncü kişilere aktarmaktadır. Kişisel verileriniz; KVKK’nın 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları çerçevesinde Şirketimiz ilgili birimlerince işlenmekte ve aşağıda yer verilen amaçlarla üçüncü kişilerle paylaşılmaktadır.

İlgili mevzuatı gereği talep halinde idari makamlara, adli makamlara veya ilgili kolluk kuvvetlerine, yetkili idari ve denetleme kurullarına ve/veya diğer yetkili denetleyici kurum ve kuruluşlara aktarılabilecek ve/veya hukuki bir ihtilaf vuku bulması halinde Şirketimizin hukuki menfaatlerinin korunması amacıyla bu mercilerle ve Şirketimiz avukatları ile paylaşılmaktadır.

Ürün ve hizmetlerimizin tanıtımı amacıyla E- Bülten Aboneliği veri işleme altyapısını tedarik ettiğimiz iş ortağımız, bu bildirimlerin yapılması amacıyla hizmet aldığımız ajanslar ve pazarlama analiz şirketleri ile paylaşılmaktadır.

Kişisel verileriniz e-posta altyapısı ve ilgili hizmetlerinden yararlandığımız hizmet sağlayıcılarımızın yurt dışında bulunan veri depolama sistemleri nedeniyle KVKK’nın 9. maddesindeki şartlardan biri olan açık rıza şartı sağlandığı takdirde yurt dışına aktarılabilmektedir.

Kişisel Verilerin Saklama Süresi

Kişisel verilerinizi, sunduğumuz hizmetlerin mahiyetinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla, hizmetlerin sağlandığı süre boyunca ve ardından hukuki yükümlülüklerini yerine getirmek ve meşru menfaatini temin etmek amaçlarıyla ilgili mevzuata uygun olarak, makul süreler boyunca saklayacaktır.

Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi ve Anonim Hale Getirilmesi

Kişisel verileriniz KVKK’nın 7. maddesi uyarınca işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler re’sen veya kişisel veri sahibinin talebi üzerine tarafımızca silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.

Kişisel Verilerinizin Güvenliği

Bize sağladığınız kişisel verilerin gizliliğini ve güvenliğini korumaya önem veriyoruz. Bu doğrultuda, kişisel verilerinizi yetkisiz erişim, zarar, kayıp veya ifşaya karşı korumak için gerekli teknik ve idari güvenlik önlemleri almaktayız.

Kişisel Veri Sahibi İlgili Kişinin Hakları

Kişisel veri sahibi “İlgili Kişi”, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 11. maddesinde aşağıda yer verilen haklarını ve taleplerini www.eliteworldhotels.com.tr adresinde yer alan Başvuru Formunu usule uygun olarak doldurmak suretiyle bildirebilecektir.

6698 sayılı KVKK’nın 11. Maddesi kapsamında herkes veri sorumlusu sıfatı ile Şirketimize aşağıdaki hususlarda başvurma hakkına sahiptir:

• Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme,

• İşlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,

• Kişisel verilerinizin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,• Yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,

• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,

• KVKK’da öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme,• Yukarıda belirtilen düzeltme, silinme ve yok edilme şeklindeki haklarınız uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,

• İşlenen kişisel verilerinizin münhasıran otomatik sistemler ile analiz edilmesi sureti ile aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,

• Kişisel verilerinizin ilgili mevzuata aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde zararınızın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.

Hak ve Talepleriniz İçin İletişim

Kişisel verilerinizle ilgili sorularınızı ve taleplerinizi, Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları hakkında Tebliğ’de belirtilen şartlara uygun düzenlenmiş dilekçeyle aşağıdaki yöntemlerle iletebilirsiniz.

“Şahsen Yazılı Başvuru” yoluna başvuracak İlgili Kişilerin kimliğini tevsik edici belgeleri ibraz etmesi zorunludur. Bu bağlamda Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat: G2, Sarıyer/İstanbul adresine yapacağınız şahsen yazılı başvurularda başvuru formuyla birlikte kimlik fotokopisinin yalnızca ön yüzünün (kan grubu ve din hanesi gözükmeyecek şekilde) ibraz edilmesini rica ederiz.

Başvuru formunun tebligat zarfına veya e-postanın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu İlgili Kişi Talebi” yazılmasını rica ederiz.

Kişisel veri sahipleri olarak, haklarınıza ilişkin taleplerinizi, Medyascope ‘a iletmeniz durumunda Medyascope talebinizi en geç 30 (otuz) gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandıracaktır. Ancak, başvurunuza verilecek yanıtın mevzuat uyarınca bir maliyet gerektirmesi halinde Medyascope tarafından Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tarifedeki ücret talep edilebilecektir.

Ticari Elektronik İleti Gönderimi Hakkında Bilgilendirme

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti; telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, elektronik posta, kısa mesaj hizmeti gibi vasıtalar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve ticari amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletileri ifade eder.

Ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilir. Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi (“İYS”) üzerinde onayı bulunmayan alıcılara ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla ya da İYS üzerinden alınabilir. İYS üzerinden alınan onaylarda ise olumlu irade beyanı ve elektronik iletişim adresi yer alır. Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilir. Alıcının ret bildiriminde bulunması, bildirimin yapıldığı iletişim kanalına ilişkin onayı geçersiz kılar. Alıcı reddetme hakkını İYS üzerinden de kullanabilir.

Alıcının kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla iletişim bilgilerini vermesi halinde, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmaz.

Tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adreslerine gönderilen ticari elektronik iletiler için önceden onay alınması zorunlu değildir. Ancak tacir ve esnafların ilgili mevzuatta yer alan reddetme hakkını kullanması halinde onayları alınmadan ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu kapsamında ileti gönderilmesinden önce tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adresleri hizmet sağlayıcı tarafından İYS’ye kaydedilir ve İYS üzerinden alıcıların ret hakkını kullanıp kullanmadığı kontrol edilir.

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından vermekte olduğumuz hizmetler kapsamında, Medyascope üzerinden temin edilen bilgileriniz doğrultusunda, onay vermeniz halinde E-posta iletişim aracı kullanarak tarafınıza her türlü bilgilendirme, tanıtım, reklam, ürün teklifleri, promosyonlar, kampanyalar, memnuniyet değerlendirme çalışmaları ve duyuruların iletilmesi amacıyla tarafınızla iletişime geçilebilecektir.

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti gönderimine dair onay verseniz dahi dilediğiniz zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilirsiniz. Ret bildirimini kolay ve ücretsiz bir şekilde olmak üzere e-posta iletişim kanalı ile verebileceğinizi hatırlatmak isteriz. Reddetme hakkınızı İYS üzerinden de kullanabilirsiniz.


© Medyascope