Kemal Can yazdı: Sokaklardan siyaset meydanına
Kemal Can, CHP’nin Maltepe mitingi ve muhalefetin kendisine addedilen tabuları yıkmasında son haftalardaki sokak eylemlerinin, gösterilerin önemi hakkında görüşlerini paylaşıyor.
Maltepe’de tarihi bir kalabalık toplandığı ortada. Üstelik pek hazırlanılmamış, dokuz günlük bayram tatilinin ilk gününde ve eylemlerin sönümlenmesi beklenirken ortaya çıkan bir tablo olduğunu unutmamak gerek. Saraçhane’de başlayan cesaretin ve “dahil olma” enerjisinin azalmayıp arttığı gayet açık. “Saraçhane çağrısı nasıl karşılık bulur?” “Ön seçime kaç kişi katılır?” “Direnç kararlılığı ne kadar sürer?” “Yeniden meydan çağrısına kaç kişi uyar?” Bütün bu sorular, teker teker ve gayet net cevaplandı. Kalabalıkların, muhalefetin ve özellikle CHP’nin ayrı ayrı özgüven kazandığı; hep artan enerjiyi, birleşme arzusunu ve dayanıklılığını önce kendilerine, sonra birbirlerine, en sonunda da iktidara gösterdikleri şaşırtıcı bir performans serisi yaşandı. Bu seri, CHP’nin asla geçemeyeceği ideolojik duvar iddiasının, değişmez konsolidasyon teorilerinin ve sokak fobisinin de sonu oldu.
CHP’nin siyaset yapma tarzındaki değişim, Özgür Özel’in konuşmalarındaki söylem değişikliğiyle de uyumlu. Özel’in “demokrasi mücadelesi haktır, mücadele alanı sokaktır” sözü, sokaklara çıkmış olanları cesaretlendirmekten ziyade bir kurumsal özeleştiri belki de. Sağ iktidarların (partilerin) -hak savunusu kılığında- rakipleri için sopaya çevirdiği “milli irade” ve “sandıktan çıkan çoğunluk” patronajı, artık Erdoğan’a hizmet etmiyor. Sandıkla sokağı birlikte telaffuz etmek ise bu yenilginin altını kalınca çiziyor. “19 Mart, dış güç onaylı darbedir” cümlesi de, yine iktidarın sık müracaat ettiği “yerli-milli” ve “dış güçler” söylemini tersine, kullandığı silahı iktidara çeviriyor. Şimdiye kadar sermayeye kendini beğendirmeye çalışan muhalefet ezikliği, “boykot kampanyasıyla” yerini hesap soran -tabanı da dahil eden- bir güç gösterisine bırakıyor. Erdoğan’ın “iki yüz yıllık hesaplaşma” iddiası, tarihsel arka planın tercihler skalası yeniden tarif edilerek bir karşı atağa dönüştürülüyor.
Maltepe’de “CHP nasıl devam edecek?” sorusuna da cevap verildi. Erken seçim zorlamasını hedefleyen sürecin kapısı açıldı. “Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum” imza kampanyası, İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim yapılması talebini toplu dilekçeye çevirmeyi amaçlıyor. Saraçhane eylemlerinde her gün artan kalabalık, ön seçimde destek sandıklarındaki yüksek katılım ve CHP’nin Maltepe mitingi rekoru iyi skor. Ancak sürekli sayısal rekor tazeleme hedefi, yeterince yaratıcı olmayabileceği eleştirilerine neden oluyor. Elbette, yine “ya olmazsa” endişesini de çağırıyor. Oysa bu kampanya, “her eve girme” göreviyle CHP teşkilatlarını aktive etmek, siyaset yapma tarzını değiştirmek ve “mahcup AKP’lileri tavra zorlamak” gibi faydalara hizmet edebilir.
İktidarın “karşı mahalleye” laf anlatabilmesi şöyle dursun, artık kendi sokağında bile inandırıcı olamadığı ortada. Sadece İmamoğlu operasyonları hakkındaki tepkiler ve araştırmalara yansıyan kamuoyu algısı bunu göstermeye........
© Medyascope
