Felsefe ve Kritik (11): Hegel tarihe nasıl bakıyor?
Felsefe ve Kritik’in bu bölümünde Doç. Dr. Ömer Albayrak düşünce tarihinin belki de en zor, ama en etkili filozoflarından biri olan Hegel’in düşünce tarihi içindeki yerini ve temel kavramlarını ele aldı.
Kaan Özkan’ın konuğu olan Ömer Albayrak, Hegel gibi önemli bir filozofun ortaya çıkmasına imkân tanıyan tarihsel ve düşünsel gelişmeleri değerlendirdi. Hegel’in Platon, Aristoteles, Böhme, Eckart, Spinoza, Kant, Fichte gibi pek çok filozofun düşünsel kesişim noktasında durduğunu söyleyen Albayrak, onun ayırt edici noktasının “mutlak nesne” ile “mutlak özne”nin, yani bir anlamda Spinoza ile Kant’ın bir arada düşünülmesi olduğunu belirtiyor.
Hegel’in Aydınlanma’yı eleştirmekle birlikte onu reddetmediğini söyleyen Albayrak, Hegel’de esas vurgunun tarihe olduğunu hatırlatıyor: “Aydınlanmacıların savunduğu, evrensel herkeste olduğu kabul edilen aklın o dönem için aydınlanmacıların elinde çok önemli bir politik kullanışlılığı var. Kralın otoritesine karşı, kilisenin........
