menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Doğu Ergil yazdı: Otoriter siyasette kimlik etiketlerinin işlevi

22 1
03.01.2026

Son yıllarda birbirinden oldukça farklı siyasal ve kültürel bağlamlara sahip ülkelerde dikkat çekici biçimde benzer bir dil hâkim olmaya başladı. Orta Avrupa’dan Güney Asya’ya, Avrasya’dan Orta Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada iktidarlar; politikalarını, kurumlarını ve kültürel projelerini “ulusal”, “yerli”, “medeniyet temelli”, “özgün” ya da “egemen” sıfatlarıyla tanımlıyor. Terimler değişse de bu etiketlerin siyasal işlevi büyük ölçüde aynı. Bu tür kavramlar genellikle kurumsal güvenin yüksek olduğu, yönetişim kapasitesinin güçlü olduğu dönemlerde değil; tam tersine, meşruiyetin performansla, hukukla ve evrensel ölçütlerle üretilemediği anlarda öne çıkıyor.

Macaristan, Hindistan, Rusya ve Türkiye bu eğilimin farklı biçimlerini sergileyen, ancak ortak bir mantıkta buluşan örnekler sunuyor. Bu ülkelerde siyasal meşruiyet giderek kurallara ve sonuçlara dayalı olmaktan çıkıp, kimlik ve aidiyet temelli bir otorite anlayışına yaslanıyor. Hesap verebilirlik yerini sadakate, yurttaşlık yerini bağlılık testlerine bırakıyor.

Macaristan’da Viktor Orbán’ın açıkça dile getirdiği “illiberal demokrasi” projesi, bu dönüşümün en berrak örneklerinden biri. Ulusal egemenlik ve Hristiyan medeniyeti söylemi, özellikle Avrupa Birliği’nden gelen eleştirileri etkisizleştirmek için kullanılıyor. Yargı........

© Medyascope