Oyun(lar) – Yusuf İpekli Yazdı
Oyun çocuğun gelişimi için anne sütü kadar önemlidir. Çocuk oyunla öğrenir demek galiba daha doğru. Oyuncak istekten öte ihtiyaç. Bu yüzden oyuncak sektörü pervasızca oyuncak üretmekte, kaliteli kalitesiz, sağlıklı sağlıksız, öğretici veya değil, eğitsel değeri var ya da yok, pedagojik formasyona uygun mu değil mi araştırılmadan / test edilmeden onbinlerce oyuncak piyasaya sürülmüş durumda.
Hem de albenisi yüksek biçimde vitrinlerde veya klavyenin hemen yanı başında müşterisini bekliyor.
Hali vakti yerinde olanlar iyi paralar karşılığında albenisi yüksek bu oyuncakları çocuğuna armağan ederken fakir fukara eski tabirle bir milyoncudan yolda darmadağan olan oyuncakları almak zorunda.
Oyuncak seçiminde çocuğun cinsiyeti belirleyici. Kızlara bebek, erkeklere sil-ah…
Oyuncak seçiminde belirleyici bir başka unsur ise özenti. Üzülerek belirtmek isterim ki, benim çocuğumun onun çocuğundan neyi eksik anlayışı anlayıp dinlemeden oyuncak seçimini etkilemekte.
Ya sanal oyuncaklar. Ya o sanal oyuncakların baş malzemesi silahlar. O sanal oyunlarda o sanal silahlarla işlenen cinayetler, barut, kan ve akıp giden paralar. Bir yanda paralar yüzünden hayatının baharında yok olan hayatlar, sönen ocaklar, göz yaşı içinde kalan ana babalar, eşler, boynu bükük ortada kalan çocuklar. Öte yanda o paralarla gününü gün eden baronlar, zenginler, ulusal ve uluslararası üstün sınıf…
Esasen oyuncak demeden önce oyunlara bakmak lazım.
Herşeyden önce oyun tek kişilik mi, çok kişilik mi? Masa başı oyunu mu, açık havada, oyun alanındaki oyun mu? Ortam sanal mı, gerçek mi?
Muteber olan çok kişilik oyun. Masa başından ziyade açık havada oynanan oyun.
Elbette hepimiz çocuk olduk, oyun oynayarak büyüdük.
Bizim çocukluğumuzda oyunlar canlı, oyuncaklar doğaldı.
Köy ortamında çamurdan misket yapardık. Bezleri içiçe doldurup yuvarlak hale getirerek dikip top yapardık. Cevizleri misket gibi dizerek güle güle oynardık. Saklambaç, çelik çomak, beş taş, kör ebe, uzun eşek en baba oyunlarımızdı. Kışın kar topu oynardık, kardan adam yapardık, kızak kayardık. El el üstünde kimin eli eğlenceli bir oyundu. Pece pece kaç pece oyunu köyde aileleri tanımamıza yardımcı olurdu. Köy, şehir, ülke isimlerini zikrederek istop oynardık. İsim, şehir oyunu hem genel kültürümüzü........
