menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dambaşı sofralarından sanal aleme bayramlar – Yusuf İpekli Yazdı

37 0
23.03.2026

Çocukluğumda bayramların zevki de keyfi de çok anlamlıydı, değerliydi.

Arefe günleri büyük bir heyecan, sıcacık bir mutluluktu.

Öyle bayramlık elbise giyeceğimiz için değil. Bayram harçlığı filan da bilmezdik.

Arefe günü doğup büyüdüğüm köyün eniği cücüğü cümbür cemaat mezarlığa iner aile büyüklerinin mezar toprağını karıştırır, dua eder, mezarlara su dökerdi. Bilenler Kuran olur, böylece çoktan toprak olmuş bedenlerin ruhlarına karşı vefa borcu ödenirdi. Ufak tefek kırgınlıklar bu esnada giderilir kadın erkek ayrımı olmadan sini saf olunur, herkes herkesle niyazlaşırdı. Bu niyazlaşma barıştı, bu niyazlaşma manevi olarak arınmaydı. Bu niyazlaşma kötü(lük)lerden korunma, kurtulma demekti. *

Mezarlık ziyaretleri genellikle ikindi üzeri yapılırdı.

Arefe sabahları ise başka bir heyecandı. O sabah her evde bayram telaşı çok erken başlardı. Kör karanlıkta kalkılır, koca bir teşt hamur yoğrulur, tandır veya pecelik yakılır, hamurun mayası gelince teker gibi bazlamalar yukarıdan aşağıya serilirdi. Bazlamaların soğumadan tereyağı ile iki tarafı yağlanır önce evde peynir, pekmez, kaymak, reçel, kömbeden oluşan kahvaltı yapılırdı. Hali vakti yerinde olanlar tadına doyulmayan katmerli çörek yapardı. Zeytin bilinmezdi. Ancak kimi sofralarda yerli üretim karakovan balı olurdu.

Bu bazlamalar sonra evin evlilik çağına gelmiş kızı, o çağda kız yoksa yeni gelini o da yoksa ayağı tutan kadını tarafından teşte dizilir, her eve bir bazlama bırakılırdı. Küslük, dargınlık aranmaz herkes her eve bir tane yağlı bazlama bırakır böylece ikindi üzeri yapılacak mezar ziyareti için zemin hazırlanırdı.

Bu yolla gönül alınır, genç kızlar bir nevi görücüye çıkardı.

Evin tecrübeli kadını gelen bazlamayı inceler yoğurup pişirene not verirdi ki gelin alınacak kız bir nevi imtihandan geçilirdi.

Arefe aşkamı çocuklar mutlaka suya yıkanırdı. Amaç onların bayrama temiz girmesini sağlamaktı. Yıkanma işi bitince helkede kalan şu, “Ağrın, acın aksın gitsin!” diyerek tepeden aşağı dökülür, buna “arılık duruluk” denirdi.

Bayram sabahı çok erken kalkılır, gün doğmadan........

© Medya Siyaset