Siyasi parti ideolojisini kaybedince çıkar birlikteliğine dönüşür – Türker Ertürk Yazdı
Bir siyasi parti ideolojisini, yani “neden varım, neyi savunuyorum, hangi değerler ve ilkeler için iktidar olmak istiyorum” nedenselliğini kaybettiğinde geriye üç şey kalır; güç, kaynak ve kadrolaşma. İdeoloji ise bunları sınırlayan ve yönlendiren çerçevedir. O çerçeve gidince parti doğal olarak çıkar maksimizasyonu yapan bir organizasyona dönüşür. Ortak değer kaybolur ve kişisel çıkarlar öne çıkar.
İdeoloji; parti içindeki insanlara nelerin yapılıp, nelerin yapılamayacağını söyler. Bu sınır kalkınca sadakat; ideolojiye, ilkeler ve değerler manzumesine değil, lidere olur. Lidere sadakat ise rant ve makamla ödüllendirilir. Bu, çeteleşmenin temel psikolojisidir.
İktidar amaç olmaktan çıkıp, tek hedef olur. İdeolojik partiler için iktidar olmak hizmet için araçtır. İdeolojisini kaybeden partiler içinse iktidar olmak amaçtır. Partidekiler zoru görünce istifa edip karşı tarafa geçerler. Çünkü ideolojik bir derinlik ve bağlılıkları yoktur. Çünkü ahbap-çavuş ilişkisi ile aday yapılmışlardır.
Atatürk’ü Seçim Malzemesi Yaptılar
Bir siyasi parti ideolojisini kaybetti mi; çıkar birlikteliği haline gelmeye başlar. Sıkıyı görünce bu birliktelikten ayrılarak başka bir çıkar birlikteliğine doğru yol alır. Bunun için her şey yapılır; ideolojiden vazgeçilir, hatta partinin kurucu ideolojisine ihanet bile edilir. Bu noktadan sonra ideoloji ihlali; “taktik” olur, “kitle partisiyiz” ve “geniş halk kesimlerini kucaklamalıyız” olur, yolsuzluk ise iktidara gelmek için “zorunluluk” veya “siyasetin finansmanı” sayılır. Çünkü artık “kazanmak” dışında bir referans yoktur. Liyakat çöker, lidere sadakat yükselir, eleştirenler ve biat etmeyen niteliktekiler hain ilan edilir.
Bir siyasi parti ideolojisinden bir anda değil, belirli eşikleri geçtikten sonra, yavaş yavaş uzaklaşmaya başlar. İktidar olmak ideolojinin önüne geçtiğinde, parti için denklemde “Ne yaparsak kazanırız?” sorusu, “Neyi savunuyoruz?” sorusunun önüne geçer. İdeoloji artık yol gösterici değil, seçim malzemesi olur. Bugün ne yazık ki Atatürk, sadece seçim malzemesi haline gelmiş durumda.
Bugün yeni bir siyaset anlayışına, adil, şeffaf ve katılımcı Türkiye için yeni bir siyasi yol haritasına ihtiyacımız var. Ülkemiz zengin tarihine, dinamik toplumuna ve güçlü potansiyeline rağmen yıllardır siyasetteki yozlaşma, güvensizlik ve çıkar çatışmaları ile mücadele etmektedir. Günümüzde siyaset yalnızca iktidar odaklı bir araç olmaktan çıkıp, halkın........
