Kelepçe – Suay Karaman Yazdı
Suay Karaman, Akbelen’de toprağını savunduğu için tutuklanan Esra Işık’a kelepçe takılmasını, Türkiye’de hukuk ve adaletin çifte standartla uygulanmasının çarpıcı bir örneği olarak değerlendiriyor.
Suay Karaman, Akbelen’de toprağını savunduğu için tutuklanan Esra Işık’a kelepçe takılmasını, Türkiye’de hukuk ve adaletin çifte standartla uygulanmasının çarpıcı bir örneği olarak değerlendiriyor.
Bir kişinin bileklerini birbirine yakın tutmak ve hareket kabiliyetini engellemek amacıyla kullanılan alete kelepçe adı verilir. Kelepçe genellikle güvenlik görevlilerince şüphelilerin kaçmasını önlemek amacıyla kullanılır. Şüphelilerin kaçma durumu yoksa, kelepçe takmanın da bir anlamı yoktur.
Muğla, Milas Akbelen Ormanı çevresindeki zeytinliklerin ve tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı çıkan köylüler, 30 Mart tarihinde yapılan bilirkişi keşfi için demokratik haklarını kullanarak eylem yaptılar. İkizköy Muhtarı Nejla Işık’ın kızı, İkizköy Çevre Komitesi üyesi, psikoloji eğitimi almış 26 yaşındaki Esra Işık da bu duruma tepki gösterdi ve protesto hakkını kullandı. Bu protesto, keşif heyetinde rahatsızlık yarattı ve şikayetçi oldular.
Esra Işık, 30 Mart gece yarısında İkizköy’deki evinden göz altına alındı ve 31 Mart tarihinde çıkarıldığı mahkemede keşif heyetine ‘görevini yaptırmama’ ve ‘hakaret’ suçlamasıyla haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklandı. Bu kokuşmuş talan düzenine karşı 7 yıldır direnen Esra Işık’ın suçu; enerji ve maden şirketlerini koruyan yasaya karşı toprağını, köyünü, geleceğini savunmasıydı. Bu haksızlığa, bu adaletsizliğe ses çıkardığı için hukuksuz olarak özgürlüğü elinden alındı.
İzmir Aliağa Şakran cezaevine gönderilen Esra Işık, 27 Nisan Pazartesi günü ilk duruşma için Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’ne elleri kelepçeli olarak ve genel kurala aykırı bir şekilde ön kapıdan getirildi. Yaklaşık 8........
