Toplumsal Çürüme ve Yeniden Doğuş İradesi – Prof.Dr. Duran Bülbül Yazdı
Değerlerinden ve kültüründen uzaklaşan toplum çürür ve çöker. Bu çöküş ve çürüme uzadıkça toplum, yaşadığı toplumsal bunalımı kader olarak algılayıp kaderine razı olur.
Temel sorun şu: Gerçekten çöktük mü ya da çöküşün neresindeyiz? Çürümeyi normalleştirdik mi? Ya da çöküşe itiraz edecek cesaretimiz ve umudumuz var mı? Bu süreç açısından baktığımızda henüz dibe vurmadık; bu çöküşe “dur” diyecek cesaretimiz var. Yeter ki bu cesaretimizin olduğuna inanalım.
Toplumsal çöküşün en önemli belirtilerinin başında kamusal erozyon ve güven krizi gelir. Toplumun omurgası kurumlardır. Bu kurumlar kurumsal kimliklerini kaybettikçe ve kurum kültürünü kişilerle özdeşleştirdiğimiz sürece kurumsallık zayıflar. Nitekim böyle olmuştur. Diğer yandan kurumların gücü zayıfladıkça birey–devlet–toplum ilişkisi hukuka değil, sadakate dayanır. Unutmayın, bazen her sadakat........
