Kapitalizmin Yeşili – Nafiz Şahin Yazdı
Günlük siyasetin dedikoduları sıkar artık…
Hele ki beyni ile çenesinin bağlantısı kopmuş yaşlardakilerin ‘’Ben de varım’’ diye kendilerini gösterme çabaları…
Yalan haberlere sazan gibi atlamaları…
Bunlardan mahcup olmak yerine, mürai ifadeleriyle sırıtmaları…
İnsanların özel yaşamlarına burunlarını sokup, o konuda bir haber gördüklerinde, o ahlaksız haberlere mal bulmuş mağribi gibi sarılmaları…
Parsel parsel satanların, başkalarını hırsızlıkla suçlamaları…
İşte bunları konuşmak, okumak, duymak sıkar artık!
Bu yaşlarından sonra ıslah olmasını beklemek; Dalaman tren istasyonunda (*) tren beklemek gibidir.
Onlar, memleketin dağını, taşını; kurdunu, kuşunu satar savar, peşkeş çeker; yüzsüzlüklerinin sefasını sürerler.
Marks demiş ki ‘’Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser.’’
Ağacı kestiler; yetmedi.
Köklerini söktüler; yetmedi.
Yetiştiği toprağı talan ettiler; yetmedi.
Ağacın yetiştiği toprağın altını kazdılar, madene kurban ettiler; yetmedi.
Satacakları her şey bitince de birbirlerini sattılar.
Sarıklı kapitalizm; kurdu, kuşu, ağacı, suyu, geçmişi, geleceği sattı.
Topluma öbür dünyada cennet vaat edenler, bu dünyayı cehenneme çevirdiler.
O cehennemin üzerine kendi cennetlerini inşa ettiler.
Aç gözler doymadı, işkembeler genişledi.
Agop’un kazı gibi Kaz Dağları’nı bile yediler.
Kaz gelecek yerden tavuğu esirgemediler. Tecavüzcüye bahşiş verir gibi doğayı katledenleri teşvik........
