Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu 5 – Hakan Paksoy Yazdı
Demokratikleşme ama nasıl?
Yedinci bölüm “Demokratikleşme ile ilgili öneriler” başlığını taşıyor. “Türkiye’nin demokratik standartlarının yükseltilmesi amacıyla atılması gereken adımlar konusunda önerilerde bulunmak Komisyonumuzun başlıca görevlerindendir.” diye başlıyor.
Hemen ikinci paragrafta da, “…hakaret, tehdit gibi suç unsuru içermeyen her türlü düşüncenin ifade edilebildiği; karşılıklı saygı ve hoşgörü çerçevesinde … bir siyasal ortamın oluşturulması temel bir gereklilik” deniyor.
Bu anlayışın, “… siyasal katılımın şiddetin reddedilerek gerçekleştirildiği bir demokratik …” bir bakış açısı ifade ettiği belirtiliyor.
Komisyon raporunda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) içtihatları ve uluslararası sözleşmeler bağlamında infaz kanununu yeniden ele almayı öneriyor. Bunu da “infaz adaletini esas alan temelde” yapmak gerekiyormuş. İnfaz sürecinin, “daha adil, daha eşitlikçi” olması gerektiği de belirtiliyor.
Peki, Can Atalay Davasında çok önemli bir tartışma yaşanmıştı. AYM ve Yargıtay arasındaydı. Bu tartışmayı -hatta çatışma- nereye koyacağız? AYM’nin, anayasaya uymadığı yazılıp söylenmiş, millî yargı tartışmaları da yaşanmıştı. Aslında bir devlet kriziydi ve derin dondurucuda bekletiliyor. Buna benzer başka örnekler de verilebilir.
Demem o ki Türkiye’yi yönetenlerin bagajında, Rapor’da yazılanlarla taban tabana zıt tasarruflar var. Bu da Rapor’un ciddi manada sorgulanmasını haklı kılıyor.
İnfaz düzenlemesi, bölücübaşı’nın umut hakkından yararlanması tartışmaları üzerine gündemde. Umut hakkı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı. Adı üstünde, “Ömür boyu cezaevinde kalacak şekilde hüküm almış herkese şartla salıverilme umudunu vermek demektir. Doğrudan bir hak tanımlamak değil bir hukuki imkân sağlamaktır.”
AİHM kararında, “kaç kez müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olursa olsun, bir hükümlü hakkında şartlı tahliye kararı verilip verilmeyeceğinin müebbet hapis cezasının uygulanmasından başlayarak 25 yıl geçmeden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulamış”.
Biz de ise mevcut yasaya göre şartlı salıverme için, “Müebbet hapiste 30 yıl,........
