Siz bir de yarını görün – Prof.Dr. Duran Bülbül & Melih Demirel Yazdı
Tarihi, kazananların değil; unutanların yazdığı zamanlar vardır.
Bugün de tam olarak böyle bir dönemden geçiyoruz.
Öyle bir hikâye anlatılıyor ki; sanırsınız Cumhuriyet Halk Partisi, Kemal Kılıçdaroğlu 2010 yılında genel başkan seçilmeden önce iktidarın değişmez adresiydi. Sanki toplumun bütün kesimleriyle barışık, Anadolu’nun bağrında kök salmış, seçimden seçime zafer ilan eden bir partiydi de bütün bu tabloyu bozan tek isim Kemal Kılıçdaroğlu oldu.
Oysa hakikat, propagandanın gürültüsünden çok daha sessiz ama çok daha inatçıdır.
Kemal Kılıçdaroğlu, yıllarca belli mahallelere sıkıştırılmış bir partiyi yeniden Anadolu’yla buluşturan isimdir.
CHP’yi yalnızca Çankaya’nın, yalnızca Kadıköy’ün, yalnızca sahil şeridinin partisi olmaktan çıkarıp Altındağ’ın, Sultanbeyli’nin, Yozgat’ın, Konya’nın, Ardahan’ın, Van’ın, Mardin’in de kapısını çalan bir siyaset dili kurmuştur.
“Herkes için CHP” derken bir slogan üretmiyordu; Atatürk’ün emanetini kibir ile ördükleri duvarları tuğla tuğla söküyordu.
İşte bazılarını rahatsız eden de tam olarak budur.
Çankaya’dan Altındağ’a inmeyenler…
Kadıköy’den Sultanbeyli’ye uğramayanlar…
Anadolu insanını yalnızca seçim dönemlerinde hatırlayanlar…
Bugün en yüksek perdeden konuşuyor.
Çünkü onların siyaset anlayışında halkla temas değil, halka mesafe vardır.
Kemal Kılıçdaroğlu ise o mesafeyi yürüyerek kapattı.
Belki de en büyük talihsizliği hiçbir zaman iki kişi olamamasıydı.
Bir yandan ülkenin en ağır seçimlerinden birine........
