menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Orta sınıfın sessiz çöküşü

30 0
16.04.2026

Orta sınıf uzun süre modern ekonomik sistemin en önemli taşıyıcılarından biri olarak kabul edildi.

Ne en zenginler kadar görünürdü ne de en yoksullar kadar tartışılırdı. Ancak sistemin dengesi büyük ölçüde onun üzerine kuruluydu. Tüketimi sürdüren, vergi veren, borçlanarak büyümeyi destekleyen ve siyasal olarak sistemi meşrulaştıran kesim tam olarak buydu. Bu nedenle orta sınıfın varlığı yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda politik bir istikrar anlamına geliyordu. Belki de bu yüzden, orta sınıfın zayıflaması uzun süre fark edilmedi. Daha doğrusu fark edildi ama sistemin içinde tolere edilebilecek bir aşınma olarak görüldü.

Bugün ortaya çıkan tablo daha net. Orta sınıf bir anda çökmedi. Sessizce aşındı. Bu aşınma Avrupa’da daha görünür hale gelmiş olabilir; ancak aynı dinamikler ABD’den Türkiye’ye, Latin Amerika’dan Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada benzer biçimde işliyor. Gelir artışı yavaşladı, yaşam maliyetleri hızlandı. Konut fiyatları erişilmez hale geldi, eğitim ve sağlık gibi temel alanlar daha pahalı hale geldi. Aynı gelirle daha az şey alınabilir hale geldi. Bu durum mutlak bir yoksullaşma gibi görünmeyebilir. Orta sınıfın temel özelliği olan “istikrarlı yaşam” fikri ortadan kalktığında kırılma daha derin hissedilir.

Mesele yalnızca gelir değildir. Daha yapısal bir dönüşüm söz konusudur. Orta sınıfın ekonomik konumu ile sistem içindeki rolü arasındaki bağ çözülüyor. Eskiden emek ile refah arasında belirli bir ilişki vardı. Çalışmak, yükselmenin garantisi olmasa bile ihtimaliydi. Bugün bu ihtimal zayıflıyor. Emek üretir, ancak aynı ölçüde karşılık bulmaz. Bu durum yalnızca ekonomik bir sorun değil; sistemin işleyişine dair bir işarettir.

Kapitalist üretim ilişkileri bu sürecin merkezinde yer alır.........

© Medya Günlüğü