Musk’ın ‘dünya artık şirketlerin’ itirafı
Elon Musk, geçen hafta The Economist’e verdiği röportajda dikkat çekici bir öngörüde bulundu: Teknolojik altyapı kontrolü, ekonomik güçten jeopolitik güce dönüşebilir.
Bu cümle ilk bakışta sıradan bir gelecek tahmini gibi duruyor. Ama aslında bir itiraf niteliği taşıyor, çünkü söz konusu dönüşüm gelecekte olacak bir şey olmaktan çok, şimdiden gerçekleşmiş bir durum. SpaceX, küresel uydu fırlatma pazarının yaklaşık yüzde 90’ını elinde tutuyor. Starlink, savaş bölgelerinden Afrika’nın uzak köylerine kadar pek çok devletin haberleşme altyapısının ayrılmaz bir parçası. xAI’nin veri merkezi kapasitesini 2027’ye kadar yedi kat artırıp 10 gigavata çıkarma planı, tek bir şirketin enerji tüketiminin küçük bir ülkeninkiyle yarışacağı anlamına geliyor. Bu, ekonomik büyüklükten öte, devletlerin temel işlevlerini özel bir şirketten satın almaya başladığı bir tablo.
Bunu en iyi tarif eden kavram “kiralık egemenlik”. Uzay taşımacılığı, uydu iletişimi, yapay zekâ altyapısı; tarihsel olarak devletin ya doğrudan yürüttüğü ya da sıkı denetlediği alanlar, bugün tek bir şirketin abonelik modeliyle sunduğu bir ürüne dönüşmüş durumda. Bir ülke Starlink’e bağımlı hale geldiğinde, o ülkenin haberleşme egemenliği fiilen Teksas’taki bir şirketin sunucu odasında karar veriliyor.
Diplomasi çevrelerinde bu dönüşümün farkında olanlar var. Türkiye’nin eski NATO büyükelçilerinden Tacan İldem’in geçen aylarda yaptığı bir değerlendirme, meseleyi net biçimde özetliyor: Ekonomik araçların yaptırım, ihracat kısıtlaması ve teknoloji ambargosu biçiminde birer silaha dönüşmesiyle, şirketler artık jeopolitik rekabetin doğrudan içine çekiliyor. Yapay zekâ, kuantum teknolojileri, uzay altyapıları artık ticari üründen çok, stratejik varlık........
