Bağnazın sağcısı solcusu
Kendini devrimci diye tanımlayan bir arkadaşım vardı. Devrimci olmayan biriyle evlendi diye kızını evlatlıktan reddetti.
Öncesinde aşırı düşkün olduğu kızının yüzünü görmez, haberini bile işitmek istemez oldu bu baba. Oysa kendi kişisel devrimini bile gerçekleştirememiş biriydi. “Senin kızın oldu diye giydirdiğin kimliği sonuna kadar giymek zorunda değil, onun da bir kişiliği var. Üstelik gayet aklı başında bir kız. Seçimlerine saygı duymak zorundasın” kapsamında ne dedimse dinlemedi, kızını bağışlamadı (!) Devrimciyim derken o kadar da tutucuydu. Sanırım hâlâ öyledir de görüşmediğimiz için geçmiş zaman eki kullandım.
Bizzat tanımadığım bir hanım gençken de dindarmış ama şimdilerde işi iyice abartmış. Kendisi gibi dindar olan kızı geçenlerde annesine “Sen insanları dinden soğutuyorsun” diye kızmış. Çünkü artık torunları onunla görüşmek istemiyormuş, her şeylerine karıştığı ve kısıtlamaya çalıştığı için. Kızı ona bunları anlatmaya çalıştığında ise “Sen de zaten cehennemliksin” deyivermiş. Torunlarını onun istediği kalıpta eğitemediğini kastederek.
Gündemimize yerleşen Deniz isimli komedyeni izlerken aklıma düştü böyle örnekler. Deniz Gezmiş’in adı verilen bu genç adam, mecbur kalarak izlediğim 1,5 saatlik gösterisinde nalına da vuruyor mıhına da. Her izleyici de kendi........
