menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hak, hukuk, ihanet

26 0
29.05.2026

Rivayet bu ya, Kılıçdaroğlu “mutlak butlan” kararını öğrendiğinde bir gazeteciyle berabermiş. Gazeteci haberi aldığında, Kılıçdaroğlu’nun “Ayağın uğurlu geldi,” dediğini aktarıyor. Bu gazetecinin ayağı, sadece Kılıçdaroğlu’na ve iktidarın derin çevrelerine uğurlu gelmiştir olsa olsa. Ama demokrasi açısından kalan kırıntılara da veda etmek anlamına geldiği için bir uğurdan söz etmek mümkün değil.

Kılıçdaroğlu farkında değil ama mutlak butlanı coşkuyla, hırsla, kıskançlıkla ve sevinerek beklediğinin belli olduğu gün; 6’lı Masa adayıyken mecburen ona oy veren milyonların hep birden aynı anda “Ellerim kırılsaydı da oy vermeseydim,” dediği gün olmuştur. İster iktidardan yana olsun ister muhalefetten, iktidarın yargı eliyle partisine verdiği zararı sevinçle karşıladığının belli olduğu an, bu halkın hafızasının en karanlık alanlarından bir yerde baş köşeye oturmuş oldu.

Kenan Evren gibi de değil üstelik. Halka açıkça düşmanlık eden zorbalar gibi de değil. Halktan yana görünüyormuş gibi davrandığı için ihaneti çok daha keskin, unutulmaz ve acı verici olanlara duyulan tiksinti artık ismiyle özdeşleşti. 

Hak-hukuk-adalet yürüyüşünden geriye, hak-hukuk-ihanet yürüyüşü kaldı.

YSK kararı YSK’yı yok etti

YSK, CHP’nin mutlak butlana itirazını reddetti. YSK, kendi kararlarının tartışılmaz olduğu yönündeki yasayı çiğnemiş oldu. CHP kongrelerinin usulüne uygun olduğu yönündeki görüşüne sırtını dönmüş oldu. 

İstinaf Mahkemesi YSK’nin yetkisini gasp etmişti, YSK bu kararıyla yetkisinin gasp edilmesini onaylamış oldu.

Üstelik İstinaf da CHP kurultayının yenilenmesine değil, Kılıçdaroğlu’nun geçici de olsa genel başkanlık koltuğuna oturmasına karar verdi. Bu, tamamen siyasal bir karar verildiğinin kanıtı. 

Mevcut CHP yönetimini şaşırtan da bu beklenmedik karardı; “Yeniden kongre yapın,” demedi, mevcut yönetimi tasfiye edip Kılıçdaroğlu ekibini CHP içi iktidar olarak atadı.

Üstelik CHP’nin kurultayında yolsuzluk yapıldığı henüz bir iddia. Bu iddiayı ele alan Ceza Mahkemesi henüz karar vermedi. 

Neden Yargıtay’ın kararı beklenmedi? 

Neden uzun bayram tatilinden bir gün önce hızla böyle bir karar verildi?

Devlet devlet CHP’si istiyor

Çok açık ki iktidar, mevcut CHP liderliğiyle bir seçim yarışına girmek istemiyor. Ne İmamoğlu’nu istiyor karşısında ne de Özel’i. CHP’ye kapatma davası da açamayacağı için dizginleyebileceği bir süreci tercih ediyor. Kapatamaz, çünkü o zaman açık bir........

© marksist.org