menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

14 MAYIS 1948’DEN BUGÜNE VİCDANIN İMTİHANI

42 0
29.03.2026

14 MAYIS 1948’DEN BUGÜNE VİCDANIN İMTİHANI

14 MAYIS 1948’DEN BUGÜNE VİCDANIN İMTİHANI

14 mayis 1948…Takvimde bir tarih gibi durur.Ama aslında bir kırılmadır.Toprakların değil sadece, kalplerin de parçalandığı bir eşiktir.O yıl bir kudüs vardı…İnsanların birbirine “emanet” olduğu, selamın dua sayıldığı, kapıların değil gönüllerin açık kaldığı bir kudüs…Aynı sofrada buluşan, aynı acıda gözyaşı döken, aynı ezanla kalbi titreyen müslümanlarin kudüsü…Sonra her şey değişti.Önce rüzgârın yönü…Sonra bakışlar…Sonra kalpler…Ve bir gün, o kudüs artık aynı kudüs değildi.Bugün geriye dönüp baktığımızda çoğu kişi meseleyi sadece “toprak” olarak görür.Oysa hakikat daha derindir.Asıl kayıp, birliğin kaybıdır.Asıl yıkım, vicdanın susmasıdır.Çünkü birligimiz, dışarıdan gelenle değil…İçeride çözülerek yıkıldi.14 mayis 1948 bize bunu öğretti.Kur’ân’ın öğrettiği en temel hakikat:Zulüm, sadece yapanın değil;ona rıza gösterenin de sorumluluğudur.Ve zulüm karşısında “ben karışmam” demek, zalimin işini kolaylaştırır, mazlumun yalnızlığını büyütür. Bu yüzden tarafsızlık, eğer hak ile batılın arasında bir yerde durmayı tercih ediyorsa, gerçekte haksızlığa taraf olmaktır.

İşte tam da burada durup Irak,suriye, filistin, lubnan, yemen ve irani düşünmek gerekir: Haksızlık karşısında sustuğumuzda…Gerçekten tarafsız mı kalırız?Yoksa fark etmeden o haksızlığın bir parçası mı oluruz?Çünkü susmak…Her zaman masum değildir.Bazen en büyük kabulleniştir.14 mayis1948’de........

© Mardin Life