Güç Hakkı Doğurur
Toplu kıyım ve zulmün hiçbir değer yargısı taşımaksızın hüküm sürdüğü zamanların girdabında savruluyoruz.
Şu güzelim ramazan ayının manevi huşusunda iftarımızı açıyor, ibadetlerimizi eda eyleyip elimizde kumanda televizyonun başına geçiyoruz.
Filim tadında emperyalizmin bize sunduğu savaş manzaralarını, sıcak çayımızın o tatlı rehavetinde ekran eşliğinde izleyerek, yudumluyoruz.
Dünyayı kendi hegemonyaları altında inim inim inletip, tüm doğal kaynaklarına en arsız çakallıklarıyla çökme noktasında hiçbir sınır tanımayan güya medeni toplumların zırva bahanelerini, tatlı niyetine yutuyoruz.
Algı operasyonlarının gölgesinde, kukla haline gelmiş benliklerimizle dilde lanet edip, kendi vicdanımızı rahatlatıyoruz.
Ne kadar insanın öldüğü, ne kadar........
