KÜRESEL ÇÜRÜMENİN İFŞASI: EPSTEİN DOSYASI, GÜÇ AHLÂKSIZLIĞI VE İNSANLIĞIN VİCDAN MUHASEBESİ
KÜRESEL ÇÜRÜMENİN İFŞASI: EPSTEİN DOSYASI, GÜÇ AHLÂKSIZLIĞI VE İNSANLIĞIN VİCDAN MUHASEBESİ
“Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; artık kalpleriniz taş gibi, hatta daha da katıdır. Taşın öylesi var ki ondan ırmaklar kaynar; öylesi de var ki çatlayıp bağrından su fışkırır; bazı taşlar da var ki Allah korkusuyla yuvarlanıp düşer. Allah, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir.” (Bakara Suresi/74. Ayet)
İnsanlık, tarihin en karanlık eşiklerinden birinde dururken; kalplerin nasıl bu denli katılaşabildiğini sormak artık bir entelektüel tercih değil, ahlâkî bir zorunluluktur. Kur’an, kalbin katılaşmasını taş metaforu üzerinden anlatırken bile insana bir umut payı bırakır: Taş çatlar, içinden su fışkırır; taş yerinden yuvarlanır, ilahî haşyete boyun eğer. Ne var ki bugün, masum çocukların çığlığı karşısında susan, zulmü görüp sessiz kalan, gücü hakikatin önüne koyan kalpler; taştan da katı, taştan da hissiz bir hâl almıştır. Ve bilinmelidir ki bu sessizlik, bu kayıtsızlık, bu ahlâkî körlük; yalnızca bir toplumsal çöküş değil, ilâhî huzurda hesabı verilecek ağır bir vebaldir. Allah, yapılanlardan habersiz değildir.
Tarih insanlığın en büyük felaketlerinin, kötülüğün sıradanlaştırıldığı dönemlerde vuku bulmuştur. Bugün küresel ölçekte yankı uyandıran ve hâlâ tüm boyutlarıyla aydınlatılamamış olan Jeffrey Epstein dosyası, tam da bu tehlikeli eşiği işaret etmektedir. Bu dosya, münferit bir suç hikâyesi değil; siyasetten........
