menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İdeal Gençlik

18 0
28.07.2026

İnsanların en büyük dünya ve âhiret yatırımı ve sermayesi, fabrikalar, hanlar, hamamlar değil, dinine bağlı, vatanını ve milletini seven evlatlarıdır. Bakıyorum bazı akademisyenler ve diğer zatlar, göğsünü kabartarak oğullarının veya kızlarının Batı ülkelerinde okuduklarını veya çalıştıklarını ifade ediyorlar. Gençlerin tahsil yapması ve çalışması güzeldir. Ancak bildiğim kadarıyla bazılarının evladının maneviyatla ilgisi yok denecek kadar azdır veya yoktur. Bir anne-baba için, evladının böyle olması ölümden daha beterdir. Aslında en büyük iflâs, evladının böyle olmasıdır. Serveti yok olsaydı da, evladını manen kaybetmeseydi. Nitekim Amerika’da ihtisas yapan oğlumun tahsil başarısından önce, beni onun dînî emirleri yerine getirmesi ilgilendiriyordu. Mavi semanın altında kendisinin başıboş bir varlık olmadığını ve Allahü teâlânın hep murâkabesi altında bulunduğunu bilmesiydi.

İmrenilecek anne-baba, evladına yurtiçi ve yurtdışında İslâmiyeti yaşama bilincini veren anne-babadır. Yoksa yurtdışında okutan değil. Bu hususta “Haluk’un Defteri” eseriyle hepimizin yakından tanıdığı Tevfik Fikret’in başına gelenler, Türk tarihinde acıklı bir misâl teşkil etmektedir.

Tevfik Fikret,........

© Maraş Gündem