Adaletin Terazisi
İnsanlık tarihi, sadece zaferlerin değil; aynı zamanda çöküşlerin de hikâyesidir. Ve dikkatle bakıldığında görülür ki, hiçbir çöküş sebepsiz değildir. Her yıkımın arkasında görünmeyen bir bozulma, her çözülmenin ardında ihmal edilmiş bir hakikat vardır.
Gücünü korumak adına her yolu mubah gören,
Makamını sürdürmek için her sınırı aşan,
Kendisi için helal gördüğünü başkası için haram sayan…
Böyle bir yapı, aslında kendi sonunu kendi elleriyle yazar.
Çünkü bu dünyanın değişmeyen bir ölçüsü vardır:
Tarih boyunca nice devletler, nice yapılar; dış düşmanlardan önce kendi içlerindeki adaletsizlikle yıkılmıştır. Hikmet ehlinin dediği gibi:
“Bir devlet, inançsızlıkla değil; adaletsizlikle yıkılır.”
Bu söz, sadece bir tespit değil; aynı zamanda bir kanundur.
Adalet; bir sınırdır.
Doğru ile yanlışı ayıran çizgidir.
Zulme “dur” diyen vicdandır.
Eğer bir topluluk, bu sınırı ortadan kaldırırsa;
Artık ne doğruluk kalır ne de güven…
Ve güvenin olmadığı yerde, hiçbir yapı uzun süre ayakta kalamaz.
Bir amelin değer kazanması........
