Bayramdan Önce Kalbin Bayramı Arefe günü
Bizler için on bir ayın sultanı olan Ramazan, sadece bedenin aç bırakıldığı bir kutlu zaman dilimi değil, aynı zamanda kalbin derinliklerinde yapılan muazzam bir manevi temizliğin yolculuğudur. Bir ay boyunca tutulan oruçlarla terbiye edilen nefisler, okunan Kur’ân-ı Kerîm ile nurlanan gönüller ve verilen sadakalarla çoğalan merhamet duygusu, bu ibadetlerle insan asıl hedefine ulaşıp, yüce Rabbimizin rızasını kazanmak için gayret sarfetmiştir.
Ramazan ayının sonuna yaklaşırken idrak edilen Arefe günü ise, bütün bu manevi çabaların Yüce Rabbimize arz edildiği, eşsiz bir muhasebe vaktidir. Gelin, ilahi rahmetin yeryüzünü kuşattığı bu özel günün faziletlerini, orucun kalbimizdeki muazzam gücünü ve gerçek bayrama ulaşmanın sırlarını adım adım açıklayalım.
Ramazan'ın Manevi Hasadı:
Arefe günü, bir mümin için geride bıraktığı koca bir kutlu ayın muhasebesini yapma günüdür. Edilen duaların, dökülen samimi gözyaşlarının ve tutulan oruçların kabulü için gönülden yakarışların en zirve noktaya ulaştığı andır.
Yüce Allah (c.c.), Âl-i İmrân Sûresi'nin 133. ayet-i kerimesinde bizleri şu ayetle cennete davet eder: "Rabbinizin mağfiretine ve takvâ sahipleri için hazırlanmış olan, genişliği göklerle yer kadar olan cennete koşun."
İşte Arefe günü, bu ilahi koşunun en kıymetli anıdır. İnsan, Ramazan boyunca heybesinde biriktirdiği kulluk azığını o gün umutla ve........
