Allah İçin mi? Kul Görsün Diye mi? Amelleri Kül Eden Gizli Şirk Riya
Cenâb-ı Hakk’ın nazar kıldığı yer ne suretimiz ne de dışarıdan ne kadar muazzam göründüğümüzdür; O (c.c), doğrudan doğruya kalplerimize ve niyetlerimize bakar. Bu hassas niyet terazisinde, kulun ayağını kaydıran ve dağlar misali amellerini bir anda yok eden en gizli afet, şüphesiz ki gösteriş sevdası olan 'riya' hastalığıdır.
Riya, Allah rızası için yapılması gereken bir ibadeti, bir iyiliği veya bir hizmeti, kulların beğenisini kazanmak, makam elde etmek veya "ne iyi insan" dedirtmek gayesiyle yapmaktır. Tasavvuf ehli arifler, riyayı kalbin en ağır hastalıklarından biri olarak görmüş ve müridlerini bu gizli tehlikeden korumak için yıllar süren nefis terbiyeleri uygulamışlardır. Zira riya, kalbe öylesine sessiz girer ki, kişi çoğu zaman amellerinin bir anda uçup gittiğinin farkına dahi varamaz.
Peygamber Efendimiz (s.a.v), ümmeti için en çok endişe ettiği hususlardan birini tarif ederken şu tüyler ürpertici ifadeyi buyurmuştur:
"Sizin için en çok korktuğum şey, küçük şirktir."
-Sahâbe-i Kirâm: "Ya Resulallah, küçük şirk nedir?" diye sorduklarında, Efendimiz (s.a.v) şu cevabı vermiştir: "Riyadır. Allah Teâlâ, kıyamet gününde insanlara amellerinin karşılığını verirken riyakârlara şöyle buyurur: ‘Dünyada amellerinizi gösteriş olsun diye kendilerine yaptığınız kimselere gidin! Bakın bakalım, onların yanında size verilecek bir mükafat var mı?’" (Ahmed b. Hanbel, Müsned)
Ne acı bir son! Günlerce, aylarca belki yıllarca gayret göstermek, mal harcamak, uykusuz kalmak... Fakat ahiret gününde, tam da mükafata en yakın olduğun o dehşetli anda, eli boş dönmek.
Rabbimiz, Kur'an-ı Kerim'de gösteriş hastalığına tutulmuş kalpleri çok net bir dille uyarmıştır. Bakara Sûresi 264. ayet-i........
