KÖPRÜLER SADECE NEHİRLERİN ÜZERİNE KURULMAZ
Köprü deyince aklımıza ne gelir? Bir nehrin iki yakasını birbirine bağlayan, insanların ve araçların karşıdan karşıya geçmesini sağlayan taş, beton veya demirden yapılmış yapılar... Ama gerçekten köprü sadece nehirlerin üzerine mi kurulur? Bence hayır. Hayatımızda öyle köprüler vardır ki ne taştan yapılmıştır ne betondan ne de demirden... Onları gözümüzle göremeyiz ama varlıklarını kalbimizde hissederiz. İnsanlarla insanlar arasında kurulan köprüler vardır. Bazen bir selamdır bu köprü. Bazen bir telefon... Bazen "Nasılsın?" diye soran samimi bir ses... Bazen de hiçbir şey söylemeden bir insanın yanında durabilmektir. Anne ile evlat arasında bir köprü vardır. Kardeşler arasında bir köprü vardır. Dostlar arasında, komşular arasında, hatta birbirini hiç tanımayan insanlar arasında bile köprüler kurulabilir. Bir insanın diğerini anlamaya çalışması bile başlı başına bir köprüdür. Çünkü anlamak, karşımızdaki insana doğru atılmış ilk adımdır. Fakat ne yazık ki bazen köprü kurmak yerine duvar örüyoruz. Bir yanlış anlaşılma yüzünden yıllarca konuşmayan insanlar var. "Ben haklıyım." diyerek dostluğunu kaybedenler var. Oysa hayat o kadar kısa ki... Bir gün telefon etmeyi düşündüğümüz insanı ertesi gün arayamayabiliriz. Bir gün ziyaret ederim dediğimiz insanı bir daha........
