menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BELEDİYE DEMEK, SAHADA OLMAK DEMEKTİR

21 0
07.07.2026

Yerel yönetim denildiğinde aklımıza ilk ne gelir?  Yollar, parklar, kaldırımlar, temizlik hizmetleri, sosyal projeler… Bunların hepsi belediyeciliğin görünen yüzüdür. Oysa işin görünmeyen ama en önemli tarafı, halkın içinde olmak, vatandaşın sesini duymak ve sorunları daha dile getirilmeden hissedebilmektir. Ben yıllardır gerek köşe yazılarımda gerekse dost sohbetlerinde aynı düşünceyi dile getiriyorum: Belediyecilik masa başından değil, saha içinden yönetilmelidir. Çünkü belediye başkanı da belediye çalışanı da hizmet ettiği insanların arasından uzaklaştığı anda gerçeklerden de uzaklaşmaya başlar. Yerel yönetimlerin en büyük gücü, halkla kurduğu doğrudan iletişimdir. Türkiye'de iki farklı seçim yaşarız. Biri genel seçimlerdir. Diğeri ise yerel seçimler… İkisinin de demokrasimiz açısından değeri büyüktür. Ancak görevleri kadar çalışma biçimleri de birbirinden oldukça farklıdır. Ben bunu yıllardır şu benzetmeyle anlatırım. Milletvekilliği biraz sinema oyunculuğuna benzer. Film çekilir, sahneler tamamlanır ve oyuncular başka projelere gider. Elbette seçim bölgelerini ziyaret ederler, vatandaşla buluşurlar. Ancak görevlerinin büyük bölümü Ankara'da, Meclis çalışmalarında geçer. Belediye başkanlığı ise tiyatro sanatçılığı gibidir. Her gün aynı sahnedesiniz. Seyirciniz değişmez. Perde her sabah yeniden açılır. Vatandaş sizi pazarda görür… Sokakta görür… Mahallesinde görür… Bir hizmet yaptığınızda alkışı da anında alırsınız, eksik yaptığınızda eleştiriyi de yüz yüze duyarsınız. Kaçacak bir sahne yoktur. İşte belediyeciliği farklı ve zor yapan da budur. Belediye başkanının makam odası elbette önemlidir. Fakat belediye başkanının asıl makamı sokaktır. Çarşıdır,........

© Manisa Meydan Gazetesi