Ah Osman Vah Osman!
Adana deplasmanında alınan o trajikomik yenilginin ardından, Manisa Futbol Kulübü için Manisa 19 Mayıs Stadyumu’nda oynanan Pendikspor karşılaşması sadece bir maç değildi; bir anlamda güven tazeleme sınavıydı. Tribünlerdeki inanç eksikliği hissediliyordu. Çünkü kimse Adana’da yaşanan o sürpriz kırılmayı beklemiyordu. Üstelik karşıda, Play-Off hattında iddiasını sürdüren ve 6 maçtır kaybetmeyen disiplinli bir Pendikspor vardı. Kağıt üzerinde zor, sahada ise karakter gerektiren bir 90 dakika… Henüz 5. dakikada, Lindseth’in ince dokunuşu ve Diony’nin bitiriciliğiyle gelen gol, Manisa FK’nın maça nasıl bir reaksiyon vereceğinin adeta habercisiydi. Tıpkı Adana’da olduğu gibi erken gol geldi ama bu kez hikâye farklı yazıldı. Topa daha çok sahip olan taraf Pendikspor gibi görünse de, oyunun tehlikesini üreten taraf siyah-beyazlılardı. İlk yarıda kaçan fırsatlar ise maçın en çok konuşulan anlarıydı. Özellikle Osman Kahraman’ın yakaladığı iki net pozisyon… Tribünlerde “Ah Osman, vah Osman!” seslerini duymamak mümkün değildi. Genç oyuncu o anlarda biraz daha sakin kalabilse, belki de günün yıldızı olacaktı. Ama futbol böyle bir oyun; bazen kaçanlar, atılanlardan daha çok konuşulur. İkinci yarının başındaki tartışmalı pozisyon ise maçın kırılma anlarından biriydi. Ofsayt kararı, olası bir penaltının önüne geçti ve Pendikspor’un oyuna ortak olma iştahını törpüledi. Futbolun ince çizgilerle şekillendiği anlardan biriydi bu. Dakikalar 64’ü gösterdiğinde bu kez sahneye Pendikspor adına Soldo çıktı. Altı pas içinde yakaladığı fırsatta zor olanı yaptı ve topu auta gönderdi. Belki de maçın kader anıydı. Çünkü o top ağlara gitse, oyun bambaşka bir yöne evrilebilirdi. Son bölümde Pendikspor’un baskısı arttı. Ancak kaleci Vedat başta olmak üzere savunma hattı, bu baskıyı soğukkanlılıkla eritti. Direnç, sabır ve takım savunması Manisa ekibinin üç puana uzanmasında önemliydi. İşte Manisa FK’nın bu maçta kazandığı en önemli değerler bunlardı. Ve perde 90+5’te kapandı.. Oyuna sonradan giren Muhammed Kiprit, nokta vuruşunu yaparak skoru tayin etti. O gol, sadece üç puanı değil, aynı zamanda tribünlerle takım arasındaki bağı da yeniden güçlendirdi. Diony cephesinde ise ayrı bir parantez açmak gerekiyor. 34 maçta 18 gole ulaşan deneyimli golcü, kariyer sezonlarından birini yaşıyor. Bu performans, sadece bugünün değil, gelecek sezonun da planlamasında önemli bir başlık olmalı. Aynı şekilde Lindseth’in iki asistlik katkısı, son haftalardaki yükselen form grafiğinin tesadüf olmadığını bir kez daha gösterdi. Bu galibiyetin puan tablosundan çok daha büyük bir anlamı var. Ligde iddiası kalmamış gibi görünen bir takımın, karakter koyarak nasıl reaksiyon verebileceğinin göstergesi oldu. Geçen maç kaybedilen itibarın yeniden kazanılması adına önemli bir adım atıldı. Ve maç sonu… Futbolun belki de en güzel anlarından biri yaşandı. Oyuncuların tribünlere giderek Adana Demirspor mağlubiyeti için özür dilemesi… İşte bu, sadece bir skor oyunu olmadığını; aidiyetin, sorumluluğun ve saygının hala bu oyunun içinde var olduğunu gösteriyor. Bazen bir galibiyet, üç puandan fazlasıdır. Bu da onlardan biriydi. Saygılar..
