MANİSALAŞARAK GELECEĞİ KURMAK
Manisa artık yalnızca büyüyen bir şehir değil; yönünü yeniden tayin etmek zorunda. Bugün karşı karşıya olduğumuz temel soru şudur: 1- Sanayi ile kent birbirini boğarak mı büyüyecek? 2- Birbirini tamamlayan bir planlama anlayışı mı kurulacak?
Uzun yıllardır Manisa’da sanayi yatırımları büyüdü; organize sanayi bölgeleri genişledi, fabrikalar çoğaldı, üretim arttı. Ancak aynı hızda kent estetiği, yaşam kalitesi, sosyal alanlar ve ulaşım planlanamadığında şehir nefes almakta zorlanmaya başladı. Artık Manisa’nın önünde yeni bir ihtiyaç vardır: Sanayi kentinden tarım alanları korunarak yaşanabilir kent modeline geçmek.
1. Sanayi ile iç içe geçmiş kentleşmeden çıkış ve yeni şehir planı
Yeni imar anlayışı, sanayi alanlarını yaşam alanlarından kesin çizgilerle ayırmalıdır. Fabrika çevresinde gelişigüzel konutlaşma yerine; yeşil tampon bölgeler, planlı konut alanları ve sosyal yaşam koridorları oluşturulmalıdır. Çünkü şehir sadece üretim alanı değildir; insanın nefes aldığı, yürüdüğü, düşündüğü, çocuk büyüttüğü bir yaşam bütünüdür.
Yeni projelerde yalnızca bina yükseltmek değil; yol genişliği, güneş alma mesafesi, otopark, çocuk parkı, ağaç dokusu ve kamusal alan zorunlu plan kriteri haline gelmelidir.
2. Manisa’nın yeni kentsel simgesi oluşturulmalı
Her büyük şehrin hafızasında onu temsil eden güçlü bir sembol vardır. Manisa’nın da artık yalnızca tarihine değil geleceğine işaret eden........
