Kamu Kesimi Borçları
Kamu kesimi borç stoku; belirli bir tarihte kamu kesiminin (merkezi yönetim, yerel yönetimler, kamu kuruluşları) toplam borç anaparasının büyüklüğüdür. Borç stoku anapara üzerinden ölçülür, işlemiş fakat henüz ödenmemiş faizler genellikle stok hesabına dahil edilmez (Kamu Kesimi Toplam Borç Stoku = Merkezi Yönetim İç Borç Stoku + Kamu Kesimi Dış Borç Stoku.)
Türkiye’de durum şöyledir:
Kamu Kesimi Toplam Borç Stoku = 8.664 milyar TL + 196 milyar dolar
Dış borç tutarını bugünkü 44,5 kuruyla hesaplarsak 8.722 milyar lira eder. Bu durumda kamu kesimi toplam borcu 17.386 milyar lira olarak hesaplanır (bu yalnızca anaparadır, faizler hesaba ödenme anında katılır.)
Kamu kesimi borç yükü ifadesi iki anlamda kullanılır: (1) Kamu kesimi borç stoku / GSYH, (2) Bütçede Faiz giderleri / Toplam bütçe giderleri
Kamu kesimi borcu GSYH ilişkisi şöyledir (2025 itibarıyla, GSYH: 63.021 milyar TL):
Kamu Kesimi Borç Yükü 1 = (17.386 / 63.021) x 100 = % 27,6
Merkezi yönetim faiz giderleri bütçe giderleri ilişkisi de şöyledir (2025 itibarıyla bütçe giderleri toplamı: 14.635 milyar TL, faiz giderleri: 2.054 milyar TL):
Kamu Kesimi Borç Yükü 2 = (2.054 / 14.635) x 100 = % 14
Her iki ölçüyle de kamu kesimi borç yükünün düşük olduğu görülüyor.
Borçlu ve alacaklı: Borcu alan kurum borçlu, borcu veren kişi veya kurum da alacaklıdır. Borcu alan genellikle tek kurum (Hazine, KİT, Belediye) olmakla birlikte alacaklı birden fazla kurum olabilir. Örneğin Hazine borçlanma yaparken birden fazla banka belirli oranlarda borç veren konumunda olabilir. Bu tür borçlanmaya sendikasyon kredisi denir.
Hazine, kişilerden, kurumlardan, yabancı devletlerden, yabancı kurumlardan borçlanabilir.
Kamu borçlanmasının araçları: Hazine, merkezi yönetim adına borçlanırken tahvil ve bono satarak borçlanır. Bu araçlar borcun çeşidine göre değişir.
Borcun Çeşitleri: Kamu kesimi iki farklı borçlanma yapabilir: İç borçlanma ve dış borçlanma. İç borçlanma yurt içinde yerleşik olan kişi ve kurumlardan alınan borçları, dış borçlanma ise yurt dışında yerleşik olan kişi ve kurumlardan yapılan borçlanmayı ifade eder. İç ve dış borcun belirlenmesinde para cinsinin önemi yoktur. Önemli olan alacaklının nerede yerleşik olduğudur. Dış borçlanma tahville (Eurobond, yabancı para cinsinden tahvil, değişken faizli tahvil, sukuk tahvili gibi), İç borçlanma DİBS ortak adıyla anılan bir yıl ve daha uzun vadeli tahvil ve daha kısa vadeli bonolarla yapılıyor.
Brüt borç stoku: Toplam borç stokunu, Net borç stoku: Brüt borç stokundan – kamu varlıklarının (rezervler, mevduatlar) düşülmesiyle kalan tutarı gösterir.
Borcun yapısı; borcun vadesi, faiz oranı ve taksitleri gibi kavramları içerir. Vade, borcun anaparasının ne kadar sürede (1 ay, 1 yıl, 3 yıl gibi) ödeneceğini gösterir. Faiz oranı borcun borçluya maliyetini, alacaklıya da getirisini gösteren orandır. Borcun taksitler, borç anaparasının kaç taksitte, hangi miktarlarda ve hangi tarihlerde (altı ayda bir ya da vade sonunda tek seferde gibi) ödeneceğini ifade eder.
Hazine’nin iç borçlanmasında ortalama vade 2025 yılsonu itibarıyla 33 aydır. Dış tahvil stokunun ortalama vadesi de 58 aydır.
Borcun maliyeti; borçlanan için borcun toplam ekonomik yükünü ifade eder. Basitçe söylemek gerekirse, borcun maliyeti, borcu almak için ödenen faiz ve diğer ek yükümlülüklerin (komisyon, sigorta, taahhüt ücreti vb.) toplamıdır.
Dış borçlanma maliyeti kabaca ABD tahvil faizi + risk primi (CDS’e yakın bir gösterge) üzerinden oluşur. Bunun üzerine o borcu almak için ödenen komisyonlar, taahhüt bedelleri vb. eklenince borcun maliyeti ortaya çıkar.
Türkiye açısından günümüz itibarıyla durum şöyledir: (Türkiye İçin Dış Borçlanma Faizi = ABD 10 yıllık Tahvil Faizi + Türkiye CDS Primi)
Türkiye İçin Dış Borçlanma Faizi = 4,3 + 3, = % 7,3
İç borçlanmada kullanılan borçlanma aracı olan DİBS’lerin faizi enflasyon ve TCMB’nin faizine göre ihaleyle belirleniyor. Bugünlerde söz konusu faiz yüzde 34,34’dür. Bunun mevduat faizine göre düşük olmasının nedeni ülke hazinesinin bankalara göre daha düşük riskli kabul edilmesinden ve DİBS’lerden elde edilen faiz gelirlerine uygulanan vergilerin daha düşük (bazı hallerde sıfır) olmasından kaynaklanıyor.
Hazine’nin iç borç stokunun ortalama faiz maliyeti 2025 yılsonu itibarıyla yüzde 39’dur
Kamu kesimi borç servisi: Kamu kesiminin aldığı borcun faiz ve anapara geri ödemelerini düzenli olarak yapma sürecidir.
Kamu kesimi borç servis oranı: Kamu kesiminin borçlarını ödeme gücünü ölçen bir finansal göstergedir.
Kamu Kesimi Borç Servis Oranı = Kamu Kesimi Borç Servisi / Kamu Kesimi Geliri
Sonuç olarak bulunan oran; 1’den büyükse iyi, bire eşitse sınırda, 1’den küçükse risklidir.
Borcun sürdürülebilirliği; borcun büyüklüğü + ödeme kapasitesi + faiz ve vade yapısı gibi birçok faktöre bağlıdır. Borç servisinin sürdürülebilir olması çok kritik. Eğer bir kişi ya da kurum borç servisini karşılayamazsa: Temerrüde (ödeyememe durumuna) düşebilir ve finansal sıkıntılar yaşar
Borç çevirme oranı; vadesi gelen borcun ne kadarının yeniden borçlanarak ödendiğini gösterir. Finansal piyasa güveninin somut göstergelerinden birisidir.
Borç Çevirme Oranı = (Yeni Borçlanma / Vadesi Gelen Borç) x 100
Borç Çevirme Oranı = 100 ise borç tamamen çevriliyor, Borç Çevrime Oranı > 100 ise borç çevrildikten başka ek borçlanma yapılıyor (ki bu borç stokunun artması anlamına gelir), Borç Çevirme Oranı < 100 ise borçlanılandan daha fazla geri ödeme yapılıyor (ki bu borç stokunun azalması anlamına gelir.)
2026 yılı Mart ayına ilişkin açıklanan programa göre Mart ayında 430,2 milyar liralık ödeme yapılacak buna karşılık 315,5 milyar liralık borçlanma yapılacaktır. Kalan 114,7 milyar liralık fark da diğer kaynaklardan (kaza, banka vb.) karşılanacaktır. Bu durumda Mart 2026 için borç çevirme oranı 100’den küçük olduğuna göre borç stokunda azalma olacak demektir. Borç çevirme oranının değişimi temel olarak üç faktöre bağlıdır: Reel faiz oranı (r), ekonomik büyüme (g), birincil bütçe dengesi (faiz hariç bütçe dengesi)
Eğer reel faiz oranı (r), ekonomik büyümeden (g) büyükse ve birincil fazla yoksa borç stoku artma eğilimindedir. Eğer reel faiz oranı (r), ekonomik büyümeden (g) küçükse ve birincil fazla yoksa borç stoku azalma eğilimindedir.
Borcun gelecekte sürdürülebilir olup olmadığını analiz edebilmek için Borç/GSYH projeksiyonları, kur ve faiz senaryoları, birincil denge tahminlerini çıkarmaya ve şok analizleri yapmaya gereksinim vardır.
Temerrüt hali: Kamu kesiminin aldığı borcu ödeyememesi halidir.
Kredi notu: Kredi notu bir kişi, kurum ya da devletin borç verenler tarafından ne kadar riskli göründüğünü belirleyen bir değerlendirmedir. Kamu kesiminin kredibilitesi iki şekilde değerlendirilir: (1) Kredi derecelendirme kuruluşlarının verdiği kredi notları (bunlar en iyiyi gösteren AAA’dan en kötüyü gösteren F’ye kadar değişen notlardır. BBB notu kredi eşiği olarak kabul edilir ve bunun altındaki notlar ülkenin çok riskli olduğu anlamına gelir. Ülkenin kredi notu AAA’ya ne kadar yakınsa kredisi o kadar yüksek demektir.) (2) Her gün arz ve talebe göre piyasada belirlenen bir çeşit sigorta primi olan CDS primi (CDS primi 300 baz puanın üzerindeyse ülke aşırı riskli kabul edilir. CDS primi sıfıra ne kadar yakınsa ülke o kadar düşük riskli demektir.)
Türkiye’nin bugün itibarıyla kredi notu BB- düzeyindedir. Bu not Türkiye’yi riskli ülkeler kategorisine sokmaktadır. CDS primi ise 286’dır. Bu, yüksek bir risk primi oranıdır ama 300’ün altında olması yine de olumludur.
Hazine garantisi: Borcu alan kamu kuruluşunun vadesi geldiğinde borcu ödeyememesi hâlinde borcun Hazine tarafından ödeneceğinin garanti edilmesi demektir. Kamu kurumları (Kamu iktisadi teşebbüsleri, belediyeler vb.) özellikle dış borçlanmaya gittiklerinde borç verecek olanlar Hazine garantisi talep ederler.
Hazine garantili dış borç stoku 2025 yılı itibarıyla 15,3 milyar dolardır.
Adsız27 Mart 2026 14:58Değerli hocam, emeğinize kaleminize sağlık. Benzer durumu biz kendimiz için de takip ediyoruz malum, borcu borçla takla attırır noktadayız, buna rağmen kredi notumuzun birey olarak çok düşük olmaması iyi birşey diye mi düşünmeliyiz yoksa bankalar riski üstleniyor mu demeliyiz bireyselde? YanıtlaSilYanıtlarMahfi Eğilmez27 Mart 2026 14:59Bankalar riski ister istemez paylaşıyor yoksa kimse iş yapamayacak.SilYanıtlarYanıtlaYanıtla
Değerli hocam, emeğinize kaleminize sağlık. Benzer durumu biz kendimiz için de takip ediyoruz malum, borcu borçla takla attırır noktadayız, buna rağmen kredi notumuzun birey olarak çok düşük olmaması iyi birşey diye mi düşünmeliyiz yoksa bankalar riski üstleniyor mu demeliyiz bireyselde?
Mahfi Eğilmez27 Mart 2026 14:59Bankalar riski ister istemez paylaşıyor yoksa kimse iş yapamayacak.SilYanıtlarYanıtla
Bankalar riski ister istemez paylaşıyor yoksa kimse iş yapamayacak.
Bu blogdaki popüler yayınlar
İkinci Varlık Vergisi Faciasına Doğru
Altın ve Gümüş Fiyatları
Altın ve Gümüşün Yükselişi ve Düşüşü
Yeni içerikleri e-postayla alın:
2026 42 Mart 16 Şubat 13 Ocak 13
2025 124 Aralık 14 Kasım 7 Ekim 11 Eylül 10 Ağustos 6 Temmuz 9 Haziran 10 Mayıs 14 Nisan 12 Mart 7 Şubat 11 Ocak 13
2024 91 Aralık 10 Kasım 9 Ekim 5 Eylül 7 Ağustos 8 Temmuz 5 Haziran 8 Mayıs 7 Nisan 8 Mart 9 Şubat 8 Ocak 7
2023 96 Aralık 8 Kasım 7 Ekim 8 Eylül 7 Ağustos 4 Temmuz 9 Haziran 7 Mayıs 8 Nisan 11 Mart 10 Şubat 6 Ocak 11
2022 118 Aralık 8 Kasım 7 Ekim 9 Eylül 11 Ağustos 10 Temmuz 8 Haziran 17 Mayıs 10 Nisan 11 Mart 14 Şubat 7 Ocak 6
2021 100 Aralık 6 Kasım 12 Ekim 9 Eylül 8 Ağustos 9 Temmuz 5 Haziran 6 Mayıs 7 Nisan 9 Mart 10 Şubat 9 Ocak 10
2020 110 Aralık 8 Kasım 8 Ekim 9 Eylül 10 Ağustos 7 Temmuz 11 Haziran 11 Mayıs 7 Nisan 13 Mart 10 Şubat 8 Ocak 8
2019 111 Aralık 8 Kasım 9 Ekim 8 Eylül 12 Ağustos 5 Temmuz 8 Haziran 10 Mayıs 9 Nisan 11 Mart 10 Şubat 8 Ocak 13
2018 122 Aralık 7 Kasım 9 Ekim 7 Eylül 9 Ağustos 13 Temmuz 10 Haziran 12 Mayıs 12 Nisan 10 Mart 10 Şubat 10 Ocak 13
2017 161 Aralık 14 Kasım 10 Ekim 14 Eylül 17 Ağustos 13 Temmuz 12 Haziran 18 Mayıs 12 Nisan 13 Mart 13 Şubat 11 Ocak 14
2016 142 Aralık 11 Kasım 14 Ekim 17 Eylül 8 Ağustos 15 Temmuz 11 Haziran 12 Mayıs 9 Nisan 11 Mart 13 Şubat 8 Ocak 13
2015 169 Aralık 21 Kasım 15 Ekim 12 Eylül 12 Ağustos 18 Temmuz 10 Haziran 16 Mayıs 12 Nisan 11 Mart 14 Şubat 10 Ocak 18
2014 149 Aralık 14 Kasım 13 Ekim 13 Eylül 15 Ağustos 13 Temmuz 9 Haziran 12 Mayıs 13 Nisan 13 Mart 12 Şubat 11 Ocak 11
2013 121 Aralık 13 Kasım 8 Ekim 8 Eylül 9 Ağustos 11 Temmuz 9 Haziran 8 Mayıs 12 Nisan 10 Mart 11 Şubat 9 Ocak 13
2012 171 Aralık 14 Kasım 16 Ekim 13 Eylül 12 Ağustos 13 Temmuz 10 Haziran 12 Mayıs 15 Nisan 17 Mart 18 Şubat 15 Ocak 16
dış ticaret ve turizm
dünya ekonomisi ve türkiye
dünyanın ekonomik görünümü
ekonomi değerlendirme
gerçekler ve teoriler
güncel ekonomik sorunlar
Şangay İşbirliği Örgütü
Türkiye'nin dünyadaki sırası
Türkiye'nin dünyadaki yeri
Ülke karşılaştırmaları
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
