Amacını tüketmek
Amacını tüketmenin karşılığı olarak bizde miadını doldurdu ve sırasını savdı da denilir. 20’nici yüzyıl İslami açıdan bir hilafet yüzyılı olamadı. Fetret yüzyılı olmuştur. O fırsatı kaçırdık. 21’inci yüzyıl ise asimetrik gelişmelere sahne olabilir. İslam tarihinde ilk defa bir asırlık kesinti oldu. Yüzyılımız küçük dilimlere, parçalara bölünmüş hilafetin bir nevi küçük numunelerini yani cemaatleri ihtiva ediyor ve yansıtıyordu. Anadolu Selçukluları yıkıldığında yerlerine cemaatler veya sivil kurumlar almış veya kısmen boşluğunu doldurmuştur. Dinin kendisi baki ama araçları geçicidir. Televvün halini yani renklenme halini yansıtır. Hilafet bile dönemseldir. 20’inci yüzyılda hilafetin yerini cemaatler almıştır. 21’inci yüzyılda cemaatler çağı kapanıyor ve ümmet çağı doğuyor ve ona doğru yol alıyoruz. Parçalardan bütüne doğru gidiyoruz. Ufala ufala büyüyeceğiz. Cemaatlerin bilhassa siyasi cemaatlerin en büyüğü Müslüman Kardeşler cemaatiydi. İslam ümmetine fikri öncülük de yapmışlardı. Suriye gibi bölge ve ülkelerde büyük fedakarlıklara katlandılar. Lakin gelinen süreçte Hamas da dahil olmak üzere yapısal ve fikri olarak tam istikameti temsil edemiyorlar. Tekellüs ettiler yani esnekliklerini kaybettiler. Yer yer İran gibi ülkelerin peşine takıldılar. Bu nedenle içlerinde tezada da düştüler. Kimilerinin arka bagajı haline geldiler. Kendi aralarında da fikri tutarlılıkları kalmadı. Bir de hareket olarak çok yıprandılar.
Bu nedenle de haklarında ‘istenfede ağradehu’ ibaresi veya ifadesi ( to exhaust its purpose) uygun hale geldi. Yani amaçlarını savdılar, tükettiler. Elbette fikirler ölmez ama anakronik/tarih dışı hali gelebilir. Beklentiler tutmaya bilir ve yanlış çıkabilir. Bir de tecdit anlamında bir cemaatin İslam’ı külli bir şekilde ihata iddiası kaldırabileceği bir hamule değildir. Bu onu totaliter yaklaşımlara da iter
Suriye gibi yaparak miadı dolmuş İslami teşekkülleri lağvetmek gerekir. Zamanla fikirler de solar, yaşlanabilir. Aralarından Seyyid Kutup, Said Havva ve Fethi Yeken, Muhammed Ahmet Raşid gibi yetkin isimler ve fikir önderleri çıkarmış bir cemaat yaşlanmıştır. Dinamizmini kaybetmiştir. Bununla birlikte ümmet kısır değil, müstakil fikir adamları fikir üretmeye devam ediyorlar. Fikirlerin ve siyasi fikirlerin de bir ömrü var. Tamamlandığında mazi olur.
İhvan ile ilgili değerlendirmelerde bunu söyleyebiliriz. Mısır Müslüman Kardeşler cemaati birkaç parça. Elbette bunda yaşadıkları inkisarların ve olumsuzlukların payı var. Onun dışında elbette eğilimlerin de rolü var. İbni Haldun’un dediği gibi devletler canlı organizma gibidirler. Doğarlar gelişirler ve ölürler. Diğer tali yapılar için de aynısı söylemek mümkün. İhvan’a içeriden en çok eleştiri yöneltenlerden birisi Kuveytli düşünür Abdullah Fehd Nefisi olmuştur. Artık kendisini lağvetmesini ve başka yapılarla bütünleşmesini ve ittifaklar ile yoluna devam etmesini salık vermekte ve önermektedir. Ona göre Fransa Komunist Partisi kepenklerini indirmiştir. Kendisini lağvetmiştir. İyi de yapmıştır. Zira zamanla kadavra haline gelmiştir. Gelişmeler onu aşmıştır. Pekala! Müslüman Kardeşler de aynı yola saparak kendisini lağvedebilir. Mısırlı gazeteci yazar Cemal Sultan da aynı kanaati paylaşıyor ve İhvan’ın örgüt ve teşkilat olarak ömrünü doldurduğunu düşünüyor (https://www. facebook.com/alfanar.alfanar.1).
Kısaca Müslüman Kardeşler amacını tüketmiştir. Bununla birlikte geride büyük bir mefharet bırakmıştır. İslam ise yoluna devam etmektedir. Tali yollar zamanla kapanabilir lakin ana yol olarak İslam, dünya durdukça duracaktır. Hazreti Ebubekir Hazreti Peygamberin vefatını inkar edenlere çıkışmış ve ‘efe in mitte/Eğer ölürsen’ ayetini okuyarak onları susturmuştur. Elbette bizim yazdıklarımız gözlemden ibarettir. Buna karar verecek veya vermeyecek olan cemaatin mensuplarıdır. Taraftar kitlenin yaklaşımı sonucu tayin edecektir. Ama bana göre hareketin zemini kalmamıştır. Bazen hareketler kendi zeminlerine de yabancılaşıyorlar.
Zor zamanlarda yaptıkları hizmet gök kubbede hoş bir seda olarak kalacaktır. Yanlışta direnmek ise asabiyeti akla getirir. Heva ve hevesi tatmin eder ama bir faydası olmaz.
