menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kartalkaya

20 4
22.01.2026

Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangınının üzerinden bir yıl geçti.
Bir gecede sönen hayatların yıldönümü bu.
Bir tatil gecesinin sabahına çıkamayan çocukların, felakete uykusunda yakalanan insanların yıldönümü...
Otoparktaki araçların çekilmesinin, içeride mahsur kalan insanlardan daha acil görüldüğü; imtiyazlıların kaçıp kendini kurtarırken tek bir kapıyı çalma, tek bir kişiyi uyandırma ihtiyacı bile duymadığı o büyük acının yıldönümü...
İhmallerin takvim yaprağına kazındığı günün yıldönümü.
21 Ocak sabahına karşı çıkan yangın, 34’ü çocuk 78 kişinin hayatını aldı.
Yangını söndürmek 36 saat sürdü.
Bu ne kaderdi.
Ne talihsizlik.
Bu, denetimsizliğin; görmezden gelmenin; “olmaz” denilen her şeyin bir gecede olmasıydı.
Yangın çıktığında yapılması gerekenler yapılmadı.
İtfaiye zamanında aranmadı.
İnsanlar uyandırılmadı.
Zaten alarmlar çalışmıyordu.
Merdivenler yetersizdi.
Acil çıkışlar düzgün işaretlenmemişti.
Kapılar dumandan görünmüyordu.
Yangın merdiveni, olması gerektiği gibi hayat kurtarmadı; tam tersine bir baca gibi çalıştı.
Alevleri en üst katlara kadar taşıdı.
Tahliye geciktikçe gecikti.
Ve her dakika, bir başka hayat eksildi.

★★★

Sonra ne geldi?
Cezasızlık.
Her zamanki gibi...
O günden sonra tek bir soru dolaştı herkesin aklında:
Bu kadar insan nasıl göz göre göre öldü?
Sorumlular kimdi?
İhmal nerede başlıyordu?
Kim görmedi ya da kim, neyi........

© Korkusuz