Anketler ne diyor, ekonomi ne diyor?
SEDAT BOZKURT
Galileo Galilei, dünyanın yuvarlak olduğunu ve hem kendi etrafında hem de güneşin etrafında döndüğünü söylemeden ve başına onca iş gelmeden önce dünyanın bir öküzün boynuzları üzerinde durduğuna inananlar vardı. Bunlar biraz bekleyip kapitalizmin ortaya çıkışına tanık olsaydılar, mutlak olarak dünyanın paranın, ekonominin üzerinde durduğuna inanmakla kalmaz, buna iman edebilirdiler. Bu inançla da diğer insanlar arasındaki yerlerini alırlardı.
‘Her şey politiktir’ saptamasına ekonomi de dahildir. Her ne kadar Karl Marks’ın iktisadi görüşleriyle politik görüşleri ayrı ayrı değerlendirilse ya da kabul görse de sonuçta Marks’ın ekonomik tespitlerinin üzerine inşa ettiği politik bir tezi, İktisadi tezlerinin tamamının da politik nedenleri vardır. Marks da “her şeyin başı ekonomidir” tespiti ile yola çıkmış ve bugün halen dünyanın en çok tartışılan, alıntı yapılan, yararlanılan fikirlerin babasıdır. Bugünün Türkiye’sinde yaşasaydı muhtemelen yaşananlara bakınca, “saçını, sakalını” yolardı.
Türkiye ekonomisinin “kurtarıcısı” olarak Maliye Bakanlığı’na oturan Mehmet Şimşek, göreve başladığında enflasyon yüzde 38’di. Çok “başarılı” olarak bizzat kendisinin anlattığı 28 ay sonunda enflasyon yüzde 33’e ancak gerileyebildi. Arada yapılan yüzde 69,8’lik zirveyi de unutmamak lazım. (Bunlar TÜİK oranları.)
Türkiye, çok uzun yıllardır ekonomik krizlerle boğuşan Arjantin ile hep aynı listede yer alır. Yakın zamanda Arjantin o listeden çıkarsa şaşırmayın. Türkiye ile Arjantin’in son bir yılına bakınca bunun nedeni hemen ortaya çıkıyor.
2024 yılında Arjantin’de büyüme -1,7, enflasyon yüzde 292, Merkez Bankası faizi yüzde 60. Aynı yıl Türkiye’de büyüme 2,3, enflasyon yüzde 69,8, merkez bankası faizi yüzde 50.
2025 yılı Ekim ayına, yani bugüne gelindiğinde Arjantin’de büyüme 6,3, enflasyon 31,8, faiz yüzde 29. Bugünün Türkiye’sinde ise büyüme 4,8, enflasyon 33,3, merkez bankası faizi yüzde 40.
Bir yılda Arjantin’de katedilen mesafe ile Türkiye’yi kıyasladığınız zaman tablo size durumunu gayet net açıklıyor.
Hiçbir hedefi tutmayan bir bakandır Şimşek. İki yıl önce, 2023’te yani, orta vadeli programda (OVP) bu yıl, yani 2025’te, enflasyon tek haneli olacaktı. Geçen yıl, yani 2024’te, 2025 yılının enflasyon tahmini önce 15,2 olarak açıklandı. Daha sonra 24’e, ardından 27’ye, son olarak 28,5’a çıkarıldı enflasyon tahmin oranı.
Bakan Şimşek son yaptığı açıklamada 2025’i yüzde 30’un üstünde kapatacağımızı söyledi. Bakan’ın 2026 hedefi ise enflasyonda yüzde 10. Tek haneli enflasyon tahmini ise 2027 yılına ertelenmiş. (Masallar çok öğreticidir ve içinde gerçekler de barındırır. Bakan Şimşek’in açıklamalarına o nedenle masal demeyeceğim.)
Ekonomi kısmında sürekli bütünlemeye kalsa da Şimşek politika kısmına hayli alışmış. Eylül ayında yüksek gelen enflasyonu kuraklığa bağlamasıyla sınırlı değil “mazeret” üretme becerisi. AKP’nin tipik özelliğini burada da görüyoruz. Bakan Şimşek, “Bu yıl hem içeride hem de dışarıda ciddi anlamda türbülans yaşandı” diyor ama bunların altını dolduramıyor. Dışarıdaki türbülans nedir ve neden sadece bizi olumsuz etkilemiştir?........

Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin