menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gezi’den Saraçhane’ye, vurun abalıya

20 1
29.03.2025

“Vay efendim Türkiye'de muhalefet büyük baskı altındayken, sokaklarda protesto gösterileri yapılırken DEM Parti iktidar ile görüşmeye nasıl devam eder“ diyeni mi ararsınız, yok efendim “protesto eylemlerinde Kürtler yok“ diyeni mi ararsınız.

“DEM Parti iktidar ile barış görüşmeleri yaparak otoriterleşmeye destek veriyor“ diyen siyaset bilimciyi mi ararsınız...

Hepsinden de bol bol var…

Zafer Partili gençler, “DEM’liler gelmesin diye sokak nöbeti tutar“, meydanlarda DEM Partililere ve Kürtlere yönelik milliyetçi sloganlar atılıp, dövizler taşınır.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayını belirlemek için koyacağı sandıktan bir gün önce kürsüden Kürtlerin haklı tepkisine neden olan şu sözleri söyler:

“Dün doğuda bir yerde, bana göre paçavra olan bayraklar sallanırken ve o mitinge gidenlere polisler pamuk şekeri verirken, buradaki gençlere de pamuk şekeri vermelerini bekliyoruz.“

Sosyal medyada “İmamoğlu ve CHP’liler tutuklanırken Kürtler halay çekiyor“ paylaşımları yağar.

Bu sırada DEM Parti Eş Genel Başkanlarının, Saraçhane’ye gelerek CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ziyaret edip dayanışma mesajı vermeleri görülmez, DEM Partili yetkililerin operasyonları sert bir şeklide kınayan sözleri de “yaşananlar sürece zarar veriyor“ açıklamaları da duyulmaz.

DEM Parti İstanbul İl Örgütü‘nün Saraçhane’nin önüne geleceği açıklanır ama Zafer Partisi, “DEM gelecekse biz yokuz“ açıklaması yapar.

Özgür Özel’in "Nevruz halaylarını alıntılayıp, Nevruz kutlamalarını alıntılayıp, 'Ekrem İmamoğlu gözaltındayken, DEM Partililer halay çekiyor, filanca yerle anlaştılar, bunun halayını çekiyorlar' gibi ifadelerin hiçbirinin ne benim ne herhangi bir Cumhuriyet Halk Partilinin nazarı itibarı aldığı, itibar gösterdiği ifadeler ya da paylaştığı duygular değildir" sözleri de Yavaş’ın sözleri için özür dileyip helallik istemesi de kimi kesimlerce ağır ve çirkin sözlerle eleştirilir.

Gezi sürecinde de Kürtler benzer eleştirilere maruz kalmıştı; elbette bu denli linç edilmemişler, ırkçı ve faşist söylemlere maruz kalmamışlardı.

O dönemde de iktidar ile yürütülen bir........

© Kısa Dalga