KENDİMİZDEN BAŞLAMADAN HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEZ
AYNADA GÖRDÜĞÜMÜZ KADARIZ
Bu bir iddia değil… kendimize doğru yapılmış bir çağrıdır.
Yazdıklarımızdan çok, yüzleşebildiklerimiz kadar varız. Ve bazen en zor olan, gördüğümüzü inkâr etmemektir.
8 Mayıs’ta “Barış” başlığıyla başlayan, bugüne kadar adım adım ilerleyen ve bugün bu yazıyla son bulacak olan bu yazı dizisi… bir konuyu anlatmaktan çok, bir arayışı görünür kılma çabasıydı.
Her yazı bir kavrama odaklandı; ama aslında bir toplumu değil— insanın kendisini anlamaya çalıştı.
“Barış” ile açılan bu hat, “iktidar”a kadar uzanırken; dışarıyı anlatıyor gibi göründü ama içeriye doğru ilerledi.
Bu süreçte şunu daha berrak gördük:
Bir toplumun meselesi, yalnızca ne yaşadığı değildir. Nasıl yaşadığıdır.
Ve daha da önemlisi… birlikte yaşayıp yaşayamadığıdır.
Bu yazı dizisi boyunca kavramları sadece tanımlamadık; onları hayatın içine yerleştirdik.
Barışın sessizlik olmadığını, adaletin yalnızca karar vermek olmadığını, eşitliğin farklılıkları yok etmek değil, birlikte taşıyabilmek olduğunu…
Özgürlüğün yalnız........
