Maaşın kesileceğine maraz edeceğiz…
Abartısız her gün markete giriyorum. Malum diyet yapıyoruz, salata yapacak malzeme alıyorum. Domates, hıyar, semizotu. Bu kadar, başka bir şey yok. 700 lira gidiyor. Yoğurt, yulaf ezmesi de alıyorum bir 500 lira da ona veriyorum. Biraz meyve alayım diyorum, evde yiyecek ekstra bir şeyler olsun, insanız sonuçta canınız çekiyor; üç yüz lira da onlara veriyorum. Al sana 1500 lira. Hellim, süt bittiyse başım dertte. Süte 80 lira veriyorum hellime de 500 lira arası. Malum diyet yapıyoruz. Diyet alışverişi. Bulduk mu 2200-2500 lirayı. Ben bu alışverişi haftada iki ya da üç kez yapıyorum. Ne et aldım ne tavuk. Onlara girmiyorum bile. Demek ki yazınca hesaplamış oldum ben haftada 7000 lira ile 7500 lira arasında salatalık malzeme alıyorum marketten. Aya vurduğumda 30 bin lira bir giderdir bu.
Kafeye gitmiyorum, kahvenin tanesi 220 lira. Restorana da gitmiyorum. İki kişi dört bin lira. Kim ödeyecek? Anlayacağınız varsa kendimce egonomiya yapıyorum eskilerin deyimiyle. Şaşırıyorum insanlar bu parayı nerden buluyor ve meyhaneleri dolduruyor. Muhtemelen memur kesimidir. İnsanlar artık para biriktirmiyorlar, harcıyorlar; para biriktirme dönemi çoktan geçti memurlar için. Ev alamazlar, arabalarını değiştiremezler; onlar da parayı........
