Bir toplumda ahlak, vicdan ve adalet çökerse
En baştan altını çizerek söylemem gerek, yazının başlığı, sırf bir kesime ait olarak yazılmamıştır.
Bahsetmek istediğim, günümüzün genel bir sorunudur.
Maalesef vardır, toplumsal, ülkesel, halklara ait bir sorundur.
Ve “işine geldiği gibi” deyimiyle de anlatılır.
Bir halk, zaman içinde kendi olur, birbirine bağlanır, yazılı ve yazılı olmayan kurallarla kendi kendini yönetir.
Bu yönetme sadece ekonomik güç, güvenlik, teknolojik ya da askeri kuvvet değildir.
Gerçek ve tamamlayıcı güç, ahlaki değerler, vicdani sorumluluklar ve adaleti kendi yaşamına ve toplumsal hayata yerleştirdiği konumla da bağlıdır.
Ahlak yerini bencilliğe, vicdan kazanma uğruna her şeyi mubah görme alışkanlığına, adalet, hak yemeye, başkasının hakkını göz göre göre kendine mal etmeye, zaman içinde bunlar yaşanmaya başlarsa, çöküş de başlar, fark edilmeden, adım adım yozlaşma toplumu kemirir.
Doğru ile yanlış nasıl ayırt edilir?
Doğruya doğru, yanlışa yanlış neden denilmez, ya da bu ayırım nasıl yapılır?
Ben kazanayım da, kaybeden,........
