menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yırtılmış tül gibi, savrulup duruyor zaman.

1 0
latest

Bazı şiirler okunmaz; insanın içinde yeniden yaşanır. Bazı şarkılar dinlenmez; bir dönemin yaralarıyla, suskunluklarıyla, direnişiyle birlikte hissedilir. Tanımaktan onur duyduğum Ahmet Telli’nin “Sıyrılıp Gelen” şiiri, Grup Yorum’un yorumunda tam da böyle bir anlam kazanır. Şiir, sözcüklerin sınırından çıkar; toplumsal hafızanın, yitirilmiş insanların ve yarım kalmış umutların sesi olur.

Sonsuzluğa uğurladığımız büyük usta Ahmet Telli’nin şiirinde acı hiçbir zaman yalnızca bireysel değildir. Bir insanın kalbinde başlayan sızı, kısa sürede bir kuşağın ortak yarasına dönüşür. Özlem, yalnızca uzak düşülen bir sevgiliye değil; kaybedilmiş arkadaşlara, susturulmuş düşüncelere, ertelenmiş özgürlüklere ve yarım bırakılmış bir geleceğe duyulur. Bu nedenle onun şiiri ne yalnızca aşk şiiridir ne de yalnızca politik şiir. Ahmet Telli, aşk ile mücadeleyi birbirinden ayırmaz. Çünkü onun dünyasında insanı gerçekten sevmek, onun özgürlüğünü de istemektir.

“Sıyrılıp Gelen”, karanlığın içinden ağır ağır yükselen bir hatırayı anlatır gibidir. Bir yüz, bir ses, bir bakış, bir yürüyüş… Geçmişten bugüne ulaşan her şey, insanın kalbinde yeniden canlanır. Fakat bu hatırlayış teslimiyet değildir. Şiirdeki hüzün, insanı hayattan uzaklaştırmaz; tam tersine, yeniden ayağa kalkmaya çağırır. Çünkü Ahmet Telli’nin şiirinde yas bile direnmenin başka bir biçimidir. Kaybedilenler unutulmadığı sürece yenilgi tamamlanmış sayılmaz.

Grup Yorum’un yorumu, şiirin bu damarını derinleştirir. Ses, müzik ve söz arasında kurulan bağ, dinleyiciyi yalnızca duygulandırmaz; onu........

© Kıbrıs Postası