Gurbetler… Unutulan komşularımız, hatırlanması gereken tarih…
İlkokula başladığım yıllardan itibaren sınıf arkadaşlarım arasında “Gurbet” diye tanımladığımız arkadaşlarımız vardı. Esmer tenliydiler. Türkçe konuşmalarına rağmen farklı bir aksanları olduğunu anımsarım… Kendilerine özgü kelimeler de kullanıyorlardı. “Gle” diye bir sözcükle, “ Napan gle” derlerdi. Aradan onlarca yıl geçti. Hafızam beni yanıltmıyorsa arkadaşlarımın isimleri Yılmaz ve Rezvan’dı. Onların bizden farklı bir kültürel dünyaya sahip olduklarını çocuk aklımla bile hissederdim. Ancak o yaşlarda farklılık, ayrıştıran değil merak uyandıran bir şeydi. Kebap şişi sattıklarını hatırlıyorum. Dilenmezlerdi. Satacak bir şeyleri olmadığında “Falına bakayım” diyerek geçimlerini sağlamaya çalışırlardı. Çocuk gözümle gördüğüm buydu. Bir de göçebe hayatları vardı. 1974 sonrasında Kuzey Mesarya yolundan İskele’ye giderken, yanılmıyorsam Akova civarında kurdukları çadırları görürdüm. Bugün hâlâ o görüntüler gözümün önündedir. Bir yandan Kıbrıs’ın parçasıydılar, öte yandan sanki herkesin biraz uzağında yaşıyorlardı. 1974 sonrası Kuzey Kıbrıs’ta en yoğun Güzelyurt’ta yaşamayı tercih ettiler. Türkçe konuşan Gurbetlerden Güneyde yaşayanların olduğu da........
