menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çözümümüz yok ama ÇATIŞMASIZLIĞIMIZ VAR…

20 0
17.08.2026

Kıbrıs sorununun başlangıç tarihini tek bir güne bağlamak kolay değil.

Hangi taraftan baktığınıza göre takvimde işaretlediğiniz tarih de değişebilir.

1960 öncesini şimdilik bir kenara bırakalım.

   Kıbrıslı Türkler açısından 21 Aralık 1963, Kıbrıs sorununun en önemli kilometre taşlarından biridir. Rum toplumu açısından ise tartışmasız biçimde 1974 öne çıkar.

1963 sonrasında, 1968’de toplumlararası görüşmeler başladı. Sonuç alınamadı. Neden alınamadığını bugün yeniden tartışmak niyetinde değilim. Çünkü o tartışmayı açarsak, elli yılı aşan bir hesaplaşmanın içine gireriz.

   1974 sonrasında adada fiilen iki bölgeli, iki toplumlu bir yapı oluştu.

   Güney’deki yönetim Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurumsal yapısı üzerine yerleşti. Kuzey’de insanlar yaşadığına ve bu insanlar Güney’deki yönetimin fiili parçası olmadığına göre, Kuzey’de de bir yönetim oluşması kaçınılmazdı.

   Farklı isimlerden geçilerek 15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi.

Ancak Kıbrıs sorunu çözülmedi.

Bu nedenle Birleşmiş Milletler patronajında çözüm arayışları hiç bitmedi. Zaman zaman umut yükseldi, zaman zaman dibe vurdu.

   Annan Planı ve 2004 referandumları bunun en somut örneğidir. Crans-Montana ise hafızalarda “kaçırılan son büyük fırsatlardan biri” olarak duruyor.

   BM Genel Sekreteri António Guterres göreve geldiği günden........

© Kıbrıs Gazetesi