Anıların acı olanı hiç unutulmaz…
8 Ağustos 2002’de, 24 yıl önce Erenköy’e gidip, ertesi gün 9 Ağustos 2002’de “Anıların acı olanı hiç unutulmaz” başlıklı aşağıdaki yazımı KIBRIS gazetesinde okurlarla buluşturmuştum
Bunca yıldır Erenköy’e gitmek hep aklımdaydı. Kıbrıs Türk toplumunun tarihinde Erenköy’ün yeri özeldir.
Erenköy dendi mi genelde kahramanlık hikayeleri anlatılır. Büyük çoğunluğu üniversite öğrencisi, bir kısmı da İngiltere veya başka yerden beş yüz dolayında genç Kıbrıslı Türk neredeyse savaşın s’sini bilmeden 1964 yılında Erenköy’e çıkarılmışlardı.
Erenköy’ü arkadaşlardan dinledim hep.
Erenköy’ü görmek dünkü güne nasipmiş.
Sabahın beşinde Yedidalga için yola çıktık Lefkoşa’dan. Gün ağarmaya başlarken Yedidalga’daydık.
Bir çıkarma gemisiyle yol çıktığımızda güneş hafif hafif yükseliyordu.
Denizin dalgası bizi istediği yönde sallarken, sahilden birkaç yüz metre içerden batıya, Erenköy’e doğru yol alıyorduk. Geçen yıl Rum deniz kuvvetlerinin tahrik olarak nitelenen yakınlaşmasına karşılık bu yıl KKTC Güvenlik Kuvvetleri özel önlem almıştı.
Yolculuk ve yol önemli değil.
Yeşilırmak, Pirgo, Mansura derken Erenköy’ün tepelerindeki nöbet noktaları görüntü. Orada da tepelere KTTC ve Türk bayrakları işlenmiş taştan.
Çıkarma gemisi güneye burun kırıp tarihi Erenköy’ün sahiline kapak attı.
Gemide basın mensuplarıyla birlikte eski Erenköy mücahitleri ve yakınlarını yitirenler de vardı.
Erenköy mücahitleri içinde 38 yıl sonra Erenköy’e ilk kez gidenler heyecanlıydı.
Şehit aileleri ise kovalar dolusu çiçekle canlarından yıllarca önce kopanların mezarlarına hüzünlü yürüyüş için gemiden sahile ayak bastı.
Erenköy, birkaç kilometre karelik bir alan. Askeri birliklerin kullandığı binaların dışında sağlam bir tek bina yok.
Erenköy savunmasında önemli yeri olan........
