Kıbrıs’ta federasyon sonrası dönem: Gerçekliğin adı iki devlet
Federasyon yanlılarının tüketilmiş bir tezi allayıp pullayıp yeniden dolaşıma soktuklarını 26 Eylül 2025 tarihli köşe yazımda yazmış ve şu soruyu sormuştum: seçilmeleri hâlinde acaba hangi Türkiye’yi ikna edecekler? Bu sorunun cevabı aslında defalarca verilmiştir. En başta Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bahse konu gerçeği Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsünden tekrar tekrar dile getirmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yıl dönümünde kabul ettiği tarihî Tezkere 18 Temmuz 2024 tarihli 105. Birleşim, 1420 Karar Numarasıyla aynı gerçeği tescil etmiş; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler de aynı hususu tekraren ifade etmişlerdir. En son cevabı veren ise yine TC Dışişleri Bakanı Hakan Fidan olmuştur. Bakan Fidan, 8 Ağustos 2026 Cumartesi akşamı Anadolu Ajansı Editör Masası’nda Ankara’nın Kıbrıs’ta durduğu yeri tefsire yer bırakmadan ortaya koydu: “Bizim için çözüm, şu anda esas itibarıyla iki devletli çözümün tanınmasıdır. İdeal çözüm budur.” Bahse konu ifade geçici bir müzakere taktiği değil, yarım asrı aşan bir tecrübenin sonucudur. 1960’ta kurulan yapı, Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların ortaklığına dayanıyordu. Bakan Fidan’ın hatırlattığı gibi, 1960 Anlaşmalarıyla kurulan Kıbrıs devleti ile Avrupa Birliği’nin 2004’te üyeliğe kabul ettiği yapı aynı devlet değildir. Bugün Rum tarafı bütün adayı temsil eden devlet sıfatıyla tanınmakta, kuzeydeki Kıbrıs Türkleri ihmal edilmektedir. Tanınmanın imkânları fiilen tek tarafın elindedir. Bahse konu asimetri artık tartışmanın merkezinde ele alınmalıdır. Bakanın tarif ettiği ideal çözüm, Rumların ve Türklerin kendi devletlerine sahip olduğu, bu iki devletin adada barış ve huzur içinde yaşadığı bir düzendir. Yaklaşımın “bölünmeyi kalıcılaştırmak” diye okunması doğru değildir. Ortada, sahada var olan iki ayrı siyasî iradeyi karşılıklı kabul temelinde barışçı bir ilişkiye dönüştürme arayışı vardır. Federal çözümün denenmediğini kimse iddia edemez. 2004 Annan Planı’nda Türk tarafı güçlü irade ortaya koymuş, Crans-Montana’da ortaklık temelli düzen için yeniden çaba harcanmıştır. Sonuç alınamaması teknik anlaşmazlıklarla açıklanamaz. Bakan........
