Kıbrıs’ta çerçeve dayatması ve müzakerenin özden gelen zemini
Bugünkü köşe yazımı, Beşparmak Düşünce Grubu Yönetim Kurulu üyesi olarak, grubumuzun Kıbrıs meselesinde yaşanan son gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmeye ayırmak istiyorum. Bilindiği üzere Beşparmak Düşünce Grubu, KKTC bürokrasisi içerisinde süreç boyunca çok önemli görevlerde bulunmuş müsteşar, diplomat, bürokrat, gazeteci ve medya çalışanlarından; ayrıca müzakerecilik ve görüşmecilik tecrübesine sahip isimlerden oluşmaktadır. Dolayısıyla grubun ortaya koyduğu tespitler, yalnızca güncel bir diplomatik gelişmeye verilen tepkiden ibaret değildir; aynı zamanda Kıbrıs müzakere tarihinin defalarca kanıtladığı bir yapısal gerçeğe, bu sürecin içinde bizzat yer almış kişilerin birikimiyle işaret etmektedir. Bu değerlendirmenin önemini vurgulamak adına, grubumuzun yaptığı açıklamanın en can alıcı kısımlarını dikkatlerinize getirmek istiyorum. Şahsen de bütünüyle katıldığım bu değerlendirmenin işaret ettiği ilk gerçek şudur: İçinde bulunduğumuz noktada Kıbrıs meselesinde taraflar arasında üzerinde mutabık kalınmış bir ortak zemin bulunmamaktadır ve bu husus, bizzat Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından da teyit edilmiştir. Tarafların temel arayış ve hedefleri arasındaki uçurum ortadadır. Bütün çabalara rağmen, Rum tarafının değişmeyen hâkimiyetçi zihniyeti nedeniyle anlamlı hiçbir güven yaratıcı önlem konusunda dahi........
