Bir adada iki ölçü olur mu? Güney’deki Kıbrıs Türk malları ve hukukî karşılıklılık – V
Kıbrıs’taki mülkiyet meselesi çoğu zaman yalnız Kuzey’de kalan Rum taşınmazları üzerinden anlatılıyor. Oysa 1974’ün yerinden ettiği insanlar tek bir toplumdan ibaret değildi. Güney’de evini, toprağını, işyerini ve aile mirasını bırakan çok sayıda Kıbrıslı Türkün talepleri de aynı hukukî sorunun ayrılmaz parçasıdır. Mülkiyet hakkı gerçekten evrensel bir hak ise, hukukî ölçünün sahibinin kimliğine veya siyasî tanınmaya göre değişmemesi gerekir. Bu meseleyi köşemde yıllardır yazıyorum. Kıbrıs konusunun bugünkü hâli, 1960 ortaklık Cumhuriyeti’nin 21 Aralık 1963’te silah zoruyla gasp edilmesi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarih ve 186 sayılı kararı ile Rum tarafının adada muhatap alınması neticesinde oluşmuştur. Mülkiyetteki asimetri de bu siyasî asimetrinin doğal uzantısıdır. Lennart Poulsen’ın 2025 tarihli “Cyprus Property Disputes and the Erosion of Legal Consistency” başlıklı çalışmasının en güçlü bölümlerinden biri, bahse konu asimetriyi gündeme getirmesidir. Poulsen, Kuzey’deki Rum mallarıyla ilgili işlemler nedeniyle yabancı kişilere kadar uzanan ceza süreçleri yürütülürken, Güney’deki Kıbrıs Türk mallarının farklı bir rejim altında tutulduğunu ve Türk maliklerin kendi taşınmazlarına erişimde ciddi güçlüklerle karşılaşabildiğini belirtmektedir. Bu asimetriyi tartışmak, Güney’deki sistemin varlığını tek başına hukuka aykırı ilan etmek anlamına gelmez. Çatışma sonrasında terk edilmiş malların korunması ve yönetilmesi için geçici vesayet modelleri kurulabilir. Hukukî sorun; geçici koruma mantığının ne ölçüde uzadığı, malikin geri dönüş veya tazmin talebinin hangi şartlarda karşılandığı ve sistemin fiilen mülkiyet hakkını aşırı ölçüde sınırlayıp sınırlamadığı noktasında ortaya çıkar. Güney’de bırakılan Kıbrıs Türk taşınmazları, Kıbrıs Türk Malları Vasisi olarak bilinen sistem çerçevesinde yönetilmektedir. Poulsen’ın aktardığına göre bu malların bir kısmı uzun süreli kullanım ve kiralama düzenlemeleriyle Kıbrıslı Rumlara veya üçüncü kişilere tahsis edilebilmektedir. Rum tarafı sistemin........
