menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ankara Zirvesi’nin Doğu Akdeniz boyutu: KKTC’nin stratejik konumu

11 0
previous day

Ankara Zirvesi’nin ilk bakışta öne çıkan gündemi NATO’nun savunma harcamaları, üretim kapasitesi, caydırıcılık mimarisi ve Ukrayna’ya desteğin sürdürülebilirliğidir. Ancak Türkiye açısından zirvenin stratejik anlamı bununla sınırlı değildir. Ankara’da yapılacak değerlendirmelerin en hassas boyutlarından biri, Doğu Akdeniz’de giderek belirginleşen güvenlik rekabeti ve Kıbrıs’ın bu denklemdeki yeridir. Çünkü NATO’nun güneydoğu kanadının güvenliği, yalnızca Doğu Avrupa’daki askerî hazırlıklarla değil, Doğu Akdeniz’deki deniz yolları, enerji hatları, üslenme politikaları ve Kıbrıs merkezli güç dengeleriyle de doğrudan bağlantılıdır. Zirvenin bölgesel güvenlik tasavvurunda en az Doğu Avrupa kanadı kadar kritik olan, ancak diplomatik nezaketler ardında yoğun bir rekabete sahne olan cephesi Doğu Akdeniz ve Kıbrıs jeopolitiğidir. Zirvede alınacak kararların ve ABD ile Avrupa kanadı arasındaki stratejik pazarlıkların, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varoluşsal çıkarlarına doğrudan temas eden boyutları bulunmaktadır. Bu nedenle Ankara Zirvesi, Türkiye bakımından sadece NATO’nun genel savunma konseptinin tartışılacağı bir platform değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz’de güvenlik mimarisinin hangi ilkeler üzerine kurulacağının sınanacağı bir diplomatik zemindir. Bu noktada Türkiye açısından dikkatle izlenmesi gereken husus, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin doğrudan NATO üyeliğinden ziyade, Batı güvenlik mimarisiyle uyumlu savunma ağlarına kademeli biçimde yaklaştırılmasıdır. ABD ile GKRY arasında 2024–2029 dönemini kapsayan savunma iş birliği yol haritası, Rum tarafının askerî standartlarını ve bölgesel güvenlik........

© Kıbrıs Gazetesi